Şu Çılgın Türkler
Warning: include(single_bottom_adverts.php) [function.include]: failed to open stream: No such file or directory in /home/kitapoz/public_html/wp-content/plugins/paged-comments/paged-comments.php(125) : eval()'d code on line 17
Warning: include(single_bottom_adverts.php) [function.include]: failed to open stream: No such file or directory in /home/kitapoz/public_html/wp-content/plugins/paged-comments/paged-comments.php(125) : eval()'d code on line 17
Warning: include() [function.include]: Failed opening 'single_bottom_adverts.php' for inclusion (include_path='.:/usr/php4/lib/php:/usr/local/php4/lib/php:/usr/lib/php:/usr/local/lib/php:/home/kitapoz/php') in /home/kitapoz/public_html/wp-content/plugins/paged-comments/paged-comments.php(125) : eval()'d code on line 17
Kitabı oylayın:
Yazarı: Turgut Özakman
Yayınevi: Bilgi Yayınevi
Basım Yılı: 2005
747 sayfa
Turgut Özakman, Kurtuluş Savaşı ile ilgili olarak yüzlerce kaynaktan derlenmiş bilgileri, belgelere dayandırarak bir roman üslubu içerisinde anlatmaktadır. Şu Çılgın Türkler dört ana bölümden oluşmaktadır.
“Başlangıç” adı verilen ilk bölüm 28 Haziran 1914-1 Nisan 1921 tarihleri arasındaki dönemi kapsamakta ve özetlemektedir. İkinci Bölüm; Birinci Kitap adı altında ve “Yunan Büyük Taarruzu” adını taşımaktadır. Bu bölümde yer alan alt başlıklar ise; Kütahya-Eskişehir Savaşı’na Hazırlık, Kütahya-Eskişehir Savaşı, Sakarya Savaşı’na Hazırlık, Ankara’ya Yürüyüş ve Sakarya Savaşı’dır. Üçüncü Bölüm, İkinci Kitap başlığıyla Türk Büyük Taarruzu adını taşımaktadır. Bu bölümde de; Büyük Taarruza Hazırlık, Afyon Güneyine Yürüyüş ve Büyük Taarruz alt başlıkları bulunmaktadır. Roman Sonuç bölümüyle sona ermektedir.
17’nci yüzyılın ortalarından itibaren gerilemeye başlayan ve Birinci Dünya Savaşından yenik ayrılan Osmanlı İmparatorluğu bu savaş sonunda 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Ateşkes Antlaşmasını imzalamıştır. Ülkenin dört bir yanı galip devletler tarafından işgal edilmeye başlanmıştı. İtalyanlar Güneybatı Anadolu, Fransızlar ve Ermeniler Çukurova, İngilizler Musul ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine yerleşirler. İstanbul ise başta İngilizler olmak üzere ortaklaşa işgal edilmiştir. 15 Mayıs 1919’da ise İzmir Yunanlılar tarafından işgal edilir.
İzmir’in işgalinin ardından dört gün sonra Mustafa Kemal Paşa 9’ncu Ordu Müfettişi göreviyle Samsun‘a çıkar. Fakat O, işgale karşı tepki gösterir ve milleti işgale karşı direnişe hazırlamak maksadıyla kongreler düzenler. Önce Amasya Tamimi yayınlanır, ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri toplanır. 23 Nisan 1920’de de Büyük Millet Meclisi açılır ve Ankara Hükümeti kurulur.
Diğer taraftan hem Yunan Ordusu hem de Türk Ordusu savaş için hazırlıklar yapmaktadır. Dört yıl süren Birinci Dünya Savaşı neticesinde halk perişan durumdadır. Ordu dağılmış ve cephanelerine el konmuştur. İşte Türk Ordusu bu yokluklar içinde hazırlıklarına devam etmektedir. İki ordu arasındaki ilk ciddi karşılaşma Kütahya-Eskişehir Muharebelerinde yaşanır. Yunan ordusu, hem asker sayısı hem de cephane olarak ordumuzdan kat kat üstün durumdadır. Kütahya-Eskişehir Muharebelerinde Afyon, Eskişehir ve Kütahya kaybedilir. Yunanlıların en büyük destekçisi İngilizler, Türklerin savaşı kaybedeceğinden çok emindir.
Türk Ordusunun ve Mustafa Kemal’in karşısındaki tek sorun Yunanlılar değildir. İçte de çok sayıda düşman vardır. Özellikle İstanbul Hükümeti ve pek çok sözde aydın savaşın kaybedileceğinden çok emindirler ve İngilizlerin güvencesi altında yaşamayı kabul etmektedirler. Yıllarca savaştan yılan askerler de ordudan kaçmaktadır.
Mustafa Kemal Paşa ve başta İsmet Paşa olmak üzere Türk Ordusunun kurmayları, Kütahya-Eskişehir Muharebelerindeki yenilgilerin ardından orduyu toparlamak ve yeni bir savunma hattı oluşturmak için orduyu Sakarya Nehrinin batısına çekerler. Bu karar Büyük Millet Meclisindeki bazı milletvekilleri tarafından tepkiyle karşılanır. Meclis içindeki muhalifler bile savaşın kaybedileceğini düşünmektedir. Meclis içindeki muhaliflerin amacı farklı olsa da milletvekilleri Mustafa Kemal Paşanın ordunun başına geçmesi ister. Başkomutanlık teklifini kabul eden Mustafa Kemal Paşa, milleti topyekûn savaşa ortak etmek ve ordunun en kısa zamanda tekrar savaşa hazır hale getirilebilmesi için Tekalif-i Milliye Emirlerini yayınlar. Bu emirler ile halktan, elindeki çoraptan battaniyeye kadar sahip olduğu bir çok şeyi orduya teslim etmesi istenir. Zaten yoksul ve perişan bir durumda olan Türk Milleti yardımlarını ordusundan esirgemez. İstanbul’daki cephanelerde kalan top mermileri Anadolu’ya kaçırılır. Yunanlılar da ordularını güçlendirmek için hazırlık içerisindedir.
Sayfalar: 1 2
Warning: include(single_top_adverts.php) [function.include]: failed to open stream: No such file or directory in /home/kitapoz/public_html/wp-content/plugins/paged-comments/paged-comments.php(125) : eval()'d code on line 28
Warning: include(single_top_adverts.php) [function.include]: failed to open stream: No such file or directory in /home/kitapoz/public_html/wp-content/plugins/paged-comments/paged-comments.php(125) : eval()'d code on line 28
Warning: include() [function.include]: Failed opening 'single_top_adverts.php' for inclusion (include_path='.:/usr/php4/lib/php:/usr/local/php4/lib/php:/usr/lib/php:/usr/local/lib/php:/home/kitapoz/php') in /home/kitapoz/public_html/wp-content/plugins/paged-comments/paged-comments.php(125) : eval()'d code on line 28


8.77/10, (408 kişi oy verdi)
June 21st, 2010 16:32
bence bu kitabı okuyana ve okuyabilene helal olsun çok karmaşık gelsede başlarda yani dili vesaire anlatım biçimi biraz ağır gibi olsada okudukça keyif veren çook başarılı ve yıllarca kütüphanemde taşıyacağım muazzam eserlerden birisi gerçekten….
June 10th, 2010 17:57
kafa karıstırcı ama okluyana helal=)
June 10th, 2010 16:12
>Savaşın en kanlı günlerinden biriydi.
Asker en iyi arkadaşının az ileride, kanlar içinde yere düştüğünü gördü.
insanın başını bir saniye siperden çıkaramayacağı bir ateş altındaydılar.
Asker teğmenine koştu hemen:
- Komutanım, bir koşu arkadaşımı alıp geleyim mi?
‘Delirdin mi?’ der gibi baktı teğmen…
- Gitmeğe değmez oğlum, arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük ihtimal ölmüştür bile. Kendi hayatını da tehlikeye atma sakın!
Ama asker o kadar israr etti ki, teğmen izin vermek zorunda kaldı.
- Peki, dene bakalım!
Asker yoğun ateş altında fırladı siperden ve mucize eseri; arkadaşının yanına kadar gitti, yaralı arkadaşını sırtladığı gibi taşıdı. Birlikte siperin içine yuvarlandılar.
Teğmen koşup yaralıya bir göz attı ve nefes nefese bir kenara yı kılmış askere döndü:
- Sana hayatın ı tehlikeye atmaya değmez, dememiş miydim? Bu zaten ölmüş…
- Değdi Komutanım, değdi! dedi asker.
- Nasıl değdi, arkadaşın zaten ölmüş, görmüyor musun?
- Gene de değdi komutanım, çünkü yanına vardığımda henüz yaşıyordu…
Ve onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim için…
Ve, hıçkırarak, şehit olan arkadaşının son sözlerini tekrarladı:
‘Geleceğini biliyordum!…
June 9th, 2010 15:47
aynen çok güzel
June 9th, 2010 15:47
yaa bu kitapa barılıyorum çok güzel :/
June 1st, 2010 18:22
Savaşın en kanlı günlerinden biriydi.
Asker en iyi arkadaşının az ileride, kanlar içinde yere düştüğünü gördü.
insanın başını bir saniye siperden çıkaramayacağı bir ateş altındaydılar.
Asker teğmenine koştu hemen:
- Komutanım, bir koşu arkadaşımı alıp geleyim mi?
‘Delirdin mi?’ der gibi baktı teğmen…
- Gitmeğe değmez oğlum, arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük ihtimal ölmüştür bile. Kendi hayatını da tehlikeye atma sakın!
Ama asker o kadar israr etti ki, teğmen izin vermek zorunda kaldı.
- Peki, dene bakalım!
Asker yoğun ateş altında fırladı siperden ve mucize eseri; arkadaşının yanına kadar gitti, yaralı arkadaşını sırtladığı gibi taşıdı. Birlikte siperin içine yuvarlandılar.
Teğmen koşup yaralıya bir göz attı ve nefes nefese bir kenara yı kılmış askere döndü:
- Sana hayatın ı tehlikeye atmaya değmez, dememiş miydim? Bu zaten ölmüş…
- Değdi Komutanım, değdi! dedi asker.
- Nasıl değdi, arkadaşın zaten ölmüş, görmüyor musun?
- Gene de değdi komutanım, çünkü yanına vardığımda henüz yaşıyordu…
Ve onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim için…
Ve, hıçkırarak, şehit olan arkadaşının son sözlerini tekrarladı:
‘Geleceğini biliyordum!…
May 30th, 2010 22:23
BENCE TARİHE VE VATAN SEVGİSİNİ GÖSTEREN BİR KİTAPTIR BENCE BU KİTAP TÜRK ASKERLERİNE VE VATAN SEVGİSİNE ÖRNEKTİR
May 23rd, 2010 18:29
bu kitap anadolunu ne zorluklarla kazanıldıgın buyuk zaferı zekle okudum…Tum genclerın bu kıtabı okuyup Atalarımızdan gurur duyacaklarından emeınım…onlarla yasadım,onlarla soludum onlarla savastım…anadolu turkıye için…ne mutlu kı bızım boyle atalarımız var….Bız Turkler cok şanslıyız…tum gençlere tavsıye edıyorum…tarıhını bılmeyeyn geçmısısnıde gelecegınıde bılemezzz…ATALARIMIZDAN GURUR DUYUYOUM…ve bız gençler emenetçısıyız.bu vatanın..kanıma kadar..herseyımı verırım..TURKIYE İÇİN..
May 22nd, 2010 19:16
çok müthiş kitap ağlatıyor resmen yazara teşekkür
May 21st, 2010 20:51
KİTAP TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNDE TİYATRODAYMIŞ GİBİ ANLATILMIŞ