Peyami Safa’nın Hayatı ve Eserleri
1899 yılında İstanbul’da doğan Peyami Safa, Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa’nın oğludur. İki yaşında iken, Sivas’ta sürgünde bulunan babasını kaybetti. Dokuz yaşında iken sağ elinin ekleminde kemik hastalığının başlaması, on üç yaşında iken de hayatını kazanmak zorunda kalması nedeniyle düzenli okul öğrenimi göremedi ve kendi kendini yetiştirdi. Posta Telgraf Nezaretinde çalıştı. 1914-1918 yılları arasında öğretmenlik yaptı. Bu yıllarda edebiyatla da yakından ilgileniyordu. 1913 yılında Karanlıklar Kralı adlı eserin çevirisi ile Üç Kardeş (1918) adlı birer hikayelik iki küçük kitap çıkardı.
Kardeşi İlhami ile Yirminci Asır adlı bir akşam gazetesi çıkardı. Bu gazetede “Asrın Hikâyeleri” genel başlığı altında ilk hikâyelerini imzasız yayınladı. Kültür Haftası ve Türk Düşüncesi adlarında iki de dergi çıkardı. Dönemin ileri gelen sanatçılarından Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yahya Kemal Beyatlı, Ömer Seyfettin tarafından teşvik edildi. Tasvîr-i Efkâr, Cumhuriyet, Milliyet, Tercüman, Son Havadis gazetelerinde yazılar yazdı. Oğlu Merve Safa’yı askerliğini yaptığı sıra kaybetmesinin ardından 15 Haziran 1961’de İstanbul’da öldü. Bu olaydan birkaç ay sonra ise İstanbul’da öldü.
Peyami Safa kendi kendisini yetiştirmiş ender şahsiyetlerden biridir. Fransızca’yı Fransızca gramer kitabı yazabilecek kadar öğrenmiştir. 43 yıl hiç durmadan yazdı. Güçlü bir fikir adamı, romancı ve polemikçidir. Nâzım Hikmet Ran, Nurullah Ataç, Zekeriya Sertel, Muhsin Ertuğrul, Aziz Nesin’le polemiğe girmiştir. Öldüğü zaman Son Havadis gazetesi başyazarı idi. Peyami Safa halk için yazdığı edebî değeri olmayan romanlarını “Server Bedi” imzası ile yayınladı. Sayıları 80′i bulan bu eserler arasında; Cumbadan Rumbaya (1936) romanıyla, Cingöz Recai polis hikâyeleri dizisi en ünlüleridir. Ayrıca ders kitapları da yazmıştır. Peyami Safa’nın fıkra ve makalelerinde sağlam bir mantık dokusu ve inandırıcılık görülür. Romanlarında olaydan çok tahlile önem vermiştir. Toplumumuzdaki ahlâk çöküntüsünü, medeniyetin yarattığı bocalamayı, nesiller ve sosyal çevreler arasındaki çatışmayı dile getirdi. Zıt kavramları, duygu ve düşünce tezadını ustaca işledi. İkinci Dünya Savaşı döneminde faşizm akımının da etkisiyle siyasi görüşlerinde bocalamış ve gerici fikirlerin savunuculuğunu yapmıştır.
Romanları:
Gençliğimiz (1922), Şimşek (1923), Sözde Kızlar (1923), Mahşer (1924), Bir Akşamdı (1924), Süngülerin Gölgesinde (1924), Bir Genç Kız Kalbinin Cürmü (1925), Canan (1925), Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (1930), Fatih-Harbiye (1931), Atilla (1931), Bir Tereddüdün Romanı (1933), Matmazel Noralya’nın Koltuğu (1949), Yalnızız (1951), Biz İnsanlar (1959).
İnceleme - Denemeleri:
Türk İnkılâbına Bakışlar (1938), Büyük Avrupa Anketi (1938), Felsefî Buhran (1939), Millet ve İnsan (1943), Mahutlar (1959), Mistisizm (1961), Nasyonalizm (1961), Sosyalizm (1961), Doğu-Batı Sentezi (1963), Sanat-Edebiyat-Tenkid (1970), Osmanlıca-Türkçe- Uydurmaca (1970), Sosyalizm-Marksizim- Komünizm (1971), Din-İnkılâp-İrtica (1971), Kadın-Aşk-Aile (1973), Yazarlar-Sanatçılar- Meşhurlar (1976), Eğitim-Gençlik-Üniversite (1976), 20. Asır- Avrupa ve Biz (1976).
Ders Kitapları: Cumhuriyet Mekteplerine Millet Alfabesi (1929), Cumhuriyet Mekteplerine Alfabe (1929), Cumhuriyet Mekteplerine Kıraat (I-IV, 1929), Yeni Talebe Mektupları (1930), Büyük Mektup Nümuneleri (1932), Türk Grameri (1941), Dil Bilgisi (1942), Fransız Grameri (1942), Türkçe İzahlı Fransız Grameri(1948).
Hikayeleri:
Bir Mekteplinin Hatırası: Karanlıklar Kralı (1913), Siyah Beyaz Hikayeler (1923), İstanbul Hikayeleri, Ateş Böcekleri (1925), Gençliğimiz (1922), Aşk Oyunları, Süngülerin Gölgesinde(1924)
Oyunları:
Gün Doğuyor (1932)


Havaya Uçan At kitabının özetini istiyorum.
bana acil Peyami Safa’nın Dede Korkut hikayesinin özeti lazım. çok ama çok acil.
acil Havaya Uçan At’ın özeti lazım bana. çok acil çabuk olursa sevinirim.
bence güzel bir yayın yapmışsınız tebrik ederim.
çok iyi bir yazar. başarılarının devam etmesini dilerim.
süper bir site herkese tavsiye ederim arkadaşlar.
kitabı ben değil arkadaşım okumuş, çok beğeniyor.
Havaya Uçan At lütfen çok lazım.
Çok güzel bir kitap. ben okumadım ama arkadaşlarım öyle diyor. 6. sınıfların okuyacağı bir kitap. MEB sınav yapacak.
iyi
gayet iyi
selam ben sümeyye. benimle arkadaş olmak isteyenler msn’mi alabilirler.
bu site aslında güzel ama biraz daha ayrıntılı olmalı, buradan herkese duyurulur…
idare eder.
neden özeti yok ama yine de güzel bir site.
çok güzel olmuş, hazırlayan herkese tebrikler.
ben de istiyorum çok acil.
DEDE KORKUT HİKÂYELERİ
1-DİRSE HAN OĞLU BOĞAÇ HAN:
Toy edilirken Karatağ’a oturtulan ve çocuğu olmayan Dirse Han’ın bir oğlu olur ve Bayındır Han’ın boğasını öldürdüğü için Dede Korkut tarafından “Boğaç Han” olarak adlandırılır, bey olur. Dirse Han’ın 40 yiğidi, oğlanı babasına kötüler. Babası avda oğlunu oklar. Annesinin sütü ve kırçiçeği oğlanın yarasına derman olur. Oğlan, kırk yiğit tarafından kaçırılan babasını kurtarır. Dirse Han oğluna taht verir.
2-SALUR KAZANIN EVİNİN YAĞMALANMASI:
Salur Kazan, oğlu Uruz Han’ın uyarısına rağmen, Oğuz beyleriyle ava çıktığı sırada, evine üç yüz yiğidi ve Uruz’u bırakmasına rağmen düşman gelir. Eşini, gelinini ve oğlunu esir alır. Gördüğü rüya üzerine avdan dönen Salur Kazan, düşman ellerine gider. On bin koyununu düşmana vermeyen çoban da (o istemese de) kendisiyle gelir. Oğuz beyleriyle birlikte düşmanı yener ve yurtlarına dönerler.
3-KAM BÜRE BEG OĞLU BAMSİ BEYREK:
Bayındır Han’ın Oğuzları topladığı sohbete tüm beylerin oğullarıyla gelmesi üzerine, Büre Bey üzülür. Oğuz beyleri, Büre Bey için bir oğul, Bican Bey’e de doğacak oğlana vermesi için bir kız dilerler. Doğan oğlan büyüdükten sonra kendisine hediye getiren bezirgânları kafirlerden kurtarır ve “Bamsi Beyrek” adını alır. Banı Çiçekle evleneceği gece kafirler düğünü basarak Bamsi’yi esir alır. Banı Çiçek’in abisi Deli Karçar’a Yalancı oğlu Yaltacık’ın kanlı bir gömlek getirip “Bamsi öldü” demesiyle Banı Çiçek Yaltacık’a verilir. Düğün gecesi esir bulunduğu kaleden, tekürün kızının yardımıyla kaçan Bamsi, yaşadığını Bani Çiçek’e bildirir. Sonra düğün yapılır.
4-KAZAN BEYİN OĞLU URUZ BEYİN TUTSAK OLMASI HİKÂYESİ:
Kazan Bey, oğlunun henüz bir kan akıtıp, baş kesip isim sahibi olamayışına üzüldüğünü bildirir. Oğlu da babasından nasıl savaş edildiğini, kan döküldüğünü kendisine öğretmesini ister. Kazan Han bunun üzerine oğlunu ava çıkarır, bu sırada düşman gelir ve Kazan Han savaşmaya başlar. Oğluna sadece izlemesini söylemesine rağmen oğlan babasına fark ettirmeden savaşır. Babası, oğlunu bulamaz; evde de göremeyince düşmanla savaşılan yere gelir. Oğlunun kılıcını görünce onun esir düştüğünü anlar. Düşmanla tek başına savaşa giden Kazan Bey, yenilir. Bunun üzerine Hatun kırk kızla ve diğer Oğuz beyleriyle kafirleri yener. Oğuzlar yurtlarına dönerler.
5-KOCA DUHA OĞLU DELİ DUMRUL HİKÂYESİ:
Duha Koca oğlu Deli Dumrul, bir kuru çayın üstüne köprü diker, geçenden de geçmeyenden de akçe alır. Bunun sebebini de erliğinin, yiğitliğinin yayılması olarak açıklar. Köprü üstünde birinin ölmesi üzerine Deli Dumrul, bu yiğidin canını alan Azrail’in gelip kendisiyle savaşmasını ister. Bu başkaldırı üzerine Allah, Azrail’i Deli Dumrul`un canını alması için yollar. Deli Dumrul, Azrail’i bir türlü yakalayamaz ve Allah’ın birliğine iman eder. Bir can getirmesi şartıyla canı bağışlanacak olur.
Annesi de babası da can vermeyi kabul etmez. Artık öleceğine inanan Deli Dumrul, karısıyla helalleşmeye gider. Karısının kendisine canını vermesini istemesi üzerine Allah’a “Ya ikimizin canını de canını al ya ikimizi de yaşat.” der. Allah ikisine de 140′ar yıl ömür verir. Annesi ve babasının da canını alır.
6-KANLI KOCA OĞLU KAN TURALI HİKÂYESİ:
Kanlı Koca adında bir Oğuz eri kahraman oğlu Kan Turalı’ya onu evlendirmek istediğini söyler. Ancak oğlan, aradığı kadar kahraman, gözü pek bir kız bulamaz. Babası arar ve Trabzon tekürünün kızının tam oğlunun istediği gibi bir kız olduğuna kanaat getirir. Bir aslanı, bir boğayı ve bir deveyi öldürmek şartıyla verilecek olan kızı, Kan Turalı bu şartları gerçekleştirerek alır. Evlendikleri gece kafirlerin saldırısına uğrar ve savaşırlar. Savaş devam ederken Selcen Hatun eşini arar, bulamaz. Bulduğu yerde de yardım eder. Selcen Hatun’un düşmanı yendiği için övüneceğini düşünen Kan Turalı, Selcen’i öldürmeye karar verir. Ok çekerler; ancak Selcen, okunun başındaki demiri çıkartmıştır. Selcen’i böylece deneyen Kan Turalı ve Selcen, yurtlarına dönerler.
7-KAZICIK KOCA OĞLU YİĞENEK HİKÂYESİ:
Bayındır Han’ın İç Oğuz beylerini sohbete çağırdığı bir gün, aralarından Kazılık Koca denilen bir bey Bayındır Han’dan akın ister. İzin alınır, Kazılık Koca yararlı ihtiyarlarla birlikte Karadeniz kenarındaki bir kaleye gider. Kalenin Tekürü Kazılık Koca’yı aklar ve esir alır. 16 yıl esir kalan Kazılık Koca’nın 16 yaşına gelmiş olan oğlu Bayındır Han’a giderek babasını kurtarmaya gideceğini söyler. Yanına 24 sancak beyini de alır. Yola çıkmadan gördüğü rüyada Dede Korkut’tan öğütler alan Yiğenek, Allah’a sığınıp dualar ederek tekürü yener. Babasını kurtarır.
8-BASAT’IN TEPEGÖZÜ ÖLDÜRMESİ HİKÂYESİ:
Basat, Uruz Bey’in Oğuzlar’ın göçü sırasında düşürülüp bir aslan tarafından büyütülen oğludur. Uruz’un çobanı Oğuzlar’ın yaylaya göç ettikleri sırada bir peri kızıyla çiftleşir. Peri kızı, bunun acısını Tepegöz’ü (çobandan olan çocuğu) Oğuzlar’ın içine salarak çıkarır. Tepegöz, çocukların kulaklarını, burunlarını yer; adamları yiyerek öldürür. Basat’ın kardeşi Kıyan Selçuk da Tepegöz yüzünden ölmüştür. Basat gider ve kardeşi uğruna Tepegöz ile savaşır. Önce gözünü yok eder;sonra da öldürür.
9-BEGİL OĞLU EMREN’İN HİKÂYESİ:
Bayındır Han, Gürcistan’dan haraç olarak bir kılıç, bir çomak, bir at geldiğini görünce kızar. Bunları yiğitlere, boylara veremeyeceğini söyler. Dede Korkut, bu üç haracın da bir yiğide verilmesi yönünde akıl verir. Begil Yiğit, bunları kabul eder. Haraçları alan Begil Yiğit, Gürcistan sınırına yerleşir. Oğuz’a geldiğinde Kazan Bey’in Begil Yiğide avda hünerli olduğunu; ancak bu hünerin ata bağlı olduğunu söylemesi üzerine darılır. Oğuzlara başkaldırışından onu ancak karısı döndürür ve ava çıkmasını söyler. Av sırasında sağ uyluğunu kıran Begil, bunu bir süre saklar. Açıklaması üzerine Tekür bunu duyar ve Oğuz üstüne yürür. Begil oğlu Emren direnir. Allah ona kırk er gücü verir, böylece kafirler yenilir.
10-UŞUN KOCA OĞLU SEĞREK HİKÂYESİ:
Uşun Koca adında birinin Eğrek ve Seğrek adında iki oğlu vardır. Eğrek, bir gün beyleri çiğneyip Kazan Bey’in karşısına gelir, oturur. Ters Uzamış adında bir bey ona baş kesmediğini, kan dökmediğini,aç doyurmadığını, burada ne aradığını sorar. Eğrek, baş kesmenin, kan dökmenin hüner olduğunu öğrenince Kazan Han’dan akın diler. Kazan Han, kabul eder; üç yüzer verip gönderir. Bu akın sırasında esir düşer. Kardeşi Seğrek, onu kurtarmaya gider. Kafirler, Eğrek kardeşini tanımadığı için bir tuzak kurmak isterler. Seğrek’in bir deli olduğunu, yoldan geçenlerin ekmeğine el uzattığını, bunun üstüne yürürse onu serbest bırakacaklarını söylerler.Eğrek gidince bu kişinin kardeşi olduğunu öğrenir. Kafirleri yenerler. Yurtlarına dönerler.
11-SALUR KAZANIN TUTSAK OLUP OĞLU URUZUN ÇIKARDIĞI HİKÂYESİ:
Tarabuzan Tekürü Salur Kazana bir şahin gönderir. Salur Kazan şahincibaşına haber vererek ava çıkacağını söyler. Av sırasında şahin, Taman’ın Kalesine iner. Şahinin arkasından gittiği sırada Salur Kazanın uykusu gelir, 7 gün uyur. Taman, Salur Kazan’ın Oğuz beyi olduğunu öğrenince onu esir alır. Taman’ın eşinin isteği üzerine esir edildiği kuyudan çıkarılan Salur Kazan’dan kafirleri övmesi istenir, ama o övmez. Kardeşi ve oğlu olduğu için de öldürülemez. Oğlu Uruz, Salur Kazan’ı kurtarmaya gelir. Kazan ile oğlu savaştırılır ve Uruz babasını yaralar. Tam bu sırada Kazan Bey Uruz’a babası olduğunu açıklar. Uruz, babasının elini öper, yurtlarına dönerler.
12-İÇ OĞUZ DIŞ OĞUZ ASİ OLUP BEYREK’İN ÖLDÜĞÜ HİKÂYESİ:
Kazan 3 yılda bir İç ve Dış Oğuz beylerini toplar, helalini alır, nesi var nesi yoksa yağmalatırdı. Yine Kazan’ın evini yağmalattığı bir zaman Dış Oğuz beyleri gelmez, İç Oğuz beyleri yağma eder. Bunun üzerine Dış Oğuz beyleri Kazan’a düşman olur. Kılbaş adında bir bey Dış Oğuz beylerinden Aruz’un evine gider ve Dış Oğuz beylerinin Kazan Han’a kin beslediğini öğrenir. Kıbaş gittikten sonra Dış Oğuz beyleri yemin eder, Beyrek’in bu yemine katılmasını yoksa öldürüleceğini söylerler. Beyrek, kabul etmez,ancak Dış Oğuz beyleri de Beyrek’e kıyamaz. Aruz Bey, Beyrek’in sağ uyluğunu keser. Beyrek öleceğini anlayınca Kazan Han’a kanını yerde bırakmamasını vasiyet eder. Kazan Bey bunun üzerine İç Oğuz beylerini toplayarak Aruz’un evini yağmalar, kendisini öldürür. Kazan, Dış Oğuz beylerini affeder…
Dede Korkut’u istemiştiniz, verdim.
arkadaşlar çok acil bir edebiyatçının başından geçmiş bir olay olacak ve bunu eserine yansıtmış olmalı. bir fikriniz var mı?
berbat
ben bu dünyanın hiç bir şeyini sevmedim ama kaderinde kötü yazı olanlar bilsin ki utanacak hiç bir şey yok. sadece kader utansın deyip geçsinler bence. çünkü bu hayatta tek insan galip çıkamaz. herkese benden 70′lik rakı.
teşekkür ederim hazırladığınız için. devamını dilerim.
Havaya Uçan At kitabının özeti lazım bana, hem de çabucak lazım.
havaya ucan at bana da lazım ya berkay sen kıtap yarısmasına mı katıldın banada aynısı lazımda ınsallah ben yenerım senı eger yarısmaya katıldıysan bu arada gzl yapmıssın baskaları yapıyor berbat ozetten baska hersey var
demet sen ne anlarsın sıteden felan yapabılıyorsan sen yap hıh sen daha sıte kurmayı bılmıyorsundur
bana merve gibi acil fatih harbiye kitabının uzun özeti gerekiyor acillll
HAVAYA UÇAN AT KİTABININ ÖZETİNİ KOYARMISINIZ
ya super ama benım aradıklarım yok
arkadaşlar çok acil 9.harciye koğuşu özetini bulmam lazım yardımmmmm:(
BENCE GÜZEL OLMUŞ.
senı burda da buldum merve,bır kere daha anlakı benm herseyden haberım olur.Ama soylerım ama soylemem!!
bende var merve 9. harıcıye koğuşu,ozene bozene cıkarmıstım ozetını:)) istersen verebilirim??ekle beni telepathy_07@hotmail.com baska turlu sana nasıl ulasabılırm?
peyamı safa’nın tüm eserlerini okuyor ve memnun kalıyorum.
nice geleceklere örnek olur inşallah
ya kardeşim kitap özetleri yazıyoruz özetten başka herşey çıkıyor. biraz yardımcı olun da havaya uçan atın da bir zahmet özetini çıkarın:@
arkadaşım bahar o zaman peyami safa’nın havaya uçan at kitabının özetini çıkarsana.
çok güzel.
ben uzun zamandır Peyami Safa’nın Arsen Lüpen İstanbul’da özetini arıyorum. kitabı okudum çok güzel ama ödev olduğu ve kitap karışık olduğu için bir türlü güzel bir özet bulamadım. yardım ederseniz sevinirim. teşekkürler.
ben bunu arkadaşım için arıyorum, umarım bu özet işine yarar.
Peyami Safa’nın eserleri çok güzel ancak sürükleyici değil, büyük bir usta.
kardeşim şu hocanın Şimşek adlı eserini bulamadım. benim için bunu yaparsanız sevinirim. iyi çalışmalar .
bugün 9 kitap okuma yarışmasına katıldım, Havaya Uçan At ile ilgili soruların bazılarını yapamadım.
Bana Havaya Uçan At, Üç Silahşörler kitaplarının özeti lazım lütfen.
aradığım kitabın 8 sayfalık özetini bulamıyorum.
lütfen bana ”Domaniç Dağlarının Yolcusu”nu bulur musunuz?
bana acilen bu kitabın özeti lazım.
gayet iyi.
güzel beğendim. benim de ödevimdi, çok sevindim bulduğuma.
teşekkürler
Bana ”Allah’ın Kızları” kitabının özeti lazım.
hoş ben beğendim. bence gayet iyi.
bu ne biçim site. bana lazım olan yok, hep yorum…
Site güzel olmuş ama biraz sade. Bu arada şu ilçede yapılan kitap okuma yarışmasına ben de katıldım ve 3. oldum şimdi de inşallah ile gideceğim. Fakat tavsiyem özetlere fazla yönelmeyin çünkü bu sınav daha da zor olucak…
hiç güzel değil yararlanamadım.
Süngülerin Gölgesinde’nin özetini istiyorum çok acil.
ben Peyami Safa’nın özetini istiyorum. acil birisi cevap yazsın. msn furkan_aslan69@hotmail.com
Peyami Safa’nın Evvel Zaman İçinde adlı kitabın özetini istiyorum, yayınlarsanız teşekkür edeceğim… DİLARA ÖZDEK 5-A AHMET ÇUHADAR OĞLU İ.Ö.O
ben 8 yaşımda olmama rağmen çok beğendim.
Güzel de ben SİYAH İNCİ’yi arıyordum, bulamadım.
bana Türkçe dersi için çok acil Ömer Seyfettin’in Kaşağı adlı kitabının özeti lazım. bu arada hikaye çok güzel, çok beğendim.
bana çok acil Jules Verne’nin Balonla 5 Hafta kitabının özeti lazım!
bana çok acil Tarık Buğra’nın Osmancık adlı kitabının özeti lazım!
9. Hariciye Koğuşu lazım, var mıdır acaba?
Matmazel Noralia’nın Koltuğu’nu okuyan var mı?
güzel olmuş.
arkadaşlar acil bana Vatan Yahut Silistre hikayesinin özetini kim verebilir, lütfen.
ben okuma yarışmasına gireceğim, giren arkadaşlar var galiba. ben ilk defa gireceğim, bana sınav hakkında bilgi verir misiniz, nasıl sorular çıkıyor? msn: busra_380@hotmail.com
lütfen arkadaşlar.
bu kitabı ödevim için okudum ve tam 6. sınıflara göre.
çok güzel.
çok güzel bu kitapçık, herkese tavsiye ederim.
özet lazım bana Yalnız Efe adında bir kitap, kötü diyorlar ama.
çok güzel olmuş sağolun, elinize sağlık
Peyami Safa’nın Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’nu okudum ve çok beğendim. süper bir kitap, yine okuyacağım. çünkü şu ana kadar okuduğum kitaplar içinde en güzel kitap bence.
Türkçe öğretmeni kitap özeti istiyor.
Peyami Safa’nın eserleri çok güzel ve insanı etkiler. Fatih-Harbiye kitabını okudum ve çok beğendim.
bütün yazarların kitap özetlerini istiyorum.
bana çok acil 9. Hariciye Koğuşu’nun özeti lazım. lütfen biraz çabuk olursanız sevinirim.
bilen varsa yazsın lütfen.
bana acil lazım. siz daha niye kısa özet çıkarmadınız, bir de bu romanın sayfa sayısı nerede?
ÖZET:
Yazar, uzun yıllardan beri bacağından bir sorun yaşamaktadır. Bu problem, yazarın doktorların dediklerini uygulamamasından dolayı gün geçtikçe kendini hissettirmeye başlamıştır. Fakat yazar, bu olayları annesine aktarmamak için çeşitli bahaneler üretir ve annesini üzmek istemez. Yazarın akrabalarından olan bir paşa vardır. Bazı zamanlar paşaya giderken romanlar alır ve bu romanları gece yatarken paşaya okur. Bu olay paşanın çok hoşuna gitmektedir. Yazar paşanın evine gider. Orada bir kaç gün kalırken paşanın kızı Nüzhet ile aralarında sıcak bir ilişki başlar. Fakat bu ilişki büyüdükçe, yazarın içinde Nüzhet sevgisi fazlalaştıkça Nüzhet ile daha fazla beraber olmaya çalışır. Fakat yazarın karşısında bir engel vardır ki oda paşanın karısının Nüzhet’i bir doktorla evlendirmek istemesidir.
Bir gün yazar paşanın evindeyken o günün akşam yemeğine doktorun da geleceğini öğrenir. Doktorun adı Ragıp’tır. Doktor geldiğinde hemen yemek yenmeye başlanır. Paşa ile doktor arasında güzel bir sohbet başlar. Fakat bu yazarı pek ilgilendirmez çünkü onun için önemli olan Nüzhet’in yemekte verdiği tepkidir. Yemek esnasında paşa, doktorla konuştukları konu hakkında yazara bir soru sorar ve onun da görüşlerini almak ister. Konuyu tam olarak bilmeyen yazar konu hakkında pek de ilgili olmayan sözler söyler. Bu sözler paşanın hoşuna gitmez ve aralarında bir tartışma başlar. Paşa çok sinirlenir. Ertesi gün paşa yazarı odasına çağırır. O sırada paşanın niye yazarı odasına çağırdığını öğrenmek için de paşanın karısı, paşanın odasında oyalanır. Yazar içeri girer ve paşa hemen ona bir soru yöneltir ve doktor Ragıp Beyin kızı Nüzhet’e uygun olup olmadığını sorar. Yazar da bu konu hakkında kuşkusuz hayır cevabını verir ve paşa da onu destekler bir biçimde güler. O sırada odada oyalanan paşanın karısı hemen araya girer ve bu düşünceye karşı olduğunu savunur. Daha sonra yazar evden ayrılmaya karar verir fakat tam paşanın evinden ayrılacağı sırada annesi gelir ve bir kaç gün daha paşanın evinde kalmak zorunda kalır.
Eve döndüklerinde yazar uyurken, ansızın bacağında şiddetli bir ağrı hisseder ve annesine bunu haber verir. Annesi de yazarı sabah hemen bir doktora götürür. Doktor yazarın bacağını inceledikten sonra elini yıkamaya gider ve daha sonra tekrar yazarın yanına gelir ve yüzünü buruşturarak kötü haberi verir. Yazar doktorların söylemiş olduğu uygulamalardan hiçbirini yapmamış, baston kullanmamış ve ayağına çok yüklenmiştir, bu yüzden de ayağı kesilme noktasına kadar gelmiştir. Yazar, annesi ve arkadaşları bu duruma çok üzülürler. Daha sonra yazar ve annesi şanslarını başka bir doktorda denerler ve doktordan iyi haberi alırlar ve ayağının kesilme durumunun ortadan kalkabileceğini öğrenirler. Fakat bunun sadece Dokuzuncu Hariciye Koğuşunda yapılacak kontrollerden sonra mümkün olacağını öğrenirler. Yazar bu koğuşta kalmaya razı olur.
Yazar, bu koğuşta kaldığı sürede kendini yalnız hissetmiş, geleceği ve Nüzhet’i düşünmüştür. Yazar, kaldığı süre içersinde bir çok pansumana tabi tutulmuş ve sonunda final kontrolü gelmiştir. Yazar ameliyat olur ve ameliyattan sonra ayağının kesilmesine gerek olmadığını söyler. Bu olaya yazar ve annesi çok sevinirler ve yazar hastahaneden taburcu olur…
Romanın Kahramanları:
Yazar: İçine kapanık, yıllardır ayağından sorun yaşayan, doktorlar ve hastahanelerden bıkmış, iyi kalpli birisidir.
Yazarın Annesi: Oğlunun sağlığı için elinden geleni yapan biridir.
Paşa: İyi kalpli, kızını doktor Ragıp Beye vermek istemeyen, yazarı en iyi dostlarından birisi olarak gören birisidir.
Yazarın Karısı: Kızının doktor Ragıp Beyle evlenmesini isteyen, yazarı bir mikrop olarak gören birisidir.
Doktor Ragıp Bey: Nüzhet’le evlenecek olan kişidir. Öğrenim görmüş, mesleğinde başarılı birisidir.
Nüzhet: Daha çok yazarla birlikte olmak isteyen, doktor Ragıp Beyi sevmeyen birisidir…
acil Peyami Safa’nın Dede Korkut hikayesinin özeti lazım. çok ama çok acil.
@sezer, o kitap özeti hangi kitabın?
berbat diyen utansın.