Kısa Kitap Tanıtımları
ULUÇ REİS
Cevat Şakir Kabaağaçlı | Roman / Türk Edebiyatı
Uluç Reis adı Akdeniz ile özdeşleşmiş sayılı denizcilerimizden biridir. Cesareti, zekası ve bilgisiyle Turgut Reis’in dikkatini çekmiş ve onun tarafından yetiştirilmiştir. Preveze Zaferinde, Malta kuşatmasında, Kıbrıs’ın ve tüm Ege Adalarının fethinde büyük başarılar gösteren Uluç Reis, Trablusgarp ve Cezayir genel valilikleri sırasında Akdeniz’de Türk egemenliğini perçinlemiştir. Daha sonra imparatorluğun Kaptan-ı Deryalığına yükselen Uluç Ali Paşa, 15 yıl süren bu görevi sırasında Türk Donanmasını cihanın en büyük deniz gücü halinde tutmasını bilmiştir. Bu eserinde Halikarnas Balıkçısı, başta Uluç Reis olmak üzere korsanlığa bir yandan Anadolu çelebiliğini, öte yandan Magrip’in büyüleyici gizemini katan, asıl önemlisi Avrupa kıyılarını bir “Kartaca” hışmıyla vuran Türk denizcilerini, o kendine özgü üslubu, içten ve coşkulu anlatımıyla romanlaştırıyor.
KELLECİ MEMET
Kemal Tahir | Roman / Türk Edebiyatı
Kemal Tahir 1910 yılında İstanbul’da doğdu. Gazihasanpaşa Rüştiyesi’ni bitirip girdiği Galatasaray Lisesi’nin ikinci sınıfından ayrılarak öğrenimini yarım bıraktı. Avukat katipliği, ambar muhasipliği, gazetecilik gibi çok değişik işlerde çalıştı. Donanma Komutanlığı mahkemesinde 15 yıl hapse mahkum edilen Kemal Tahir, on iki yıl Çankırı, Çorum, Kırşehir, Malatya cezaevlerinde yattı. 1950 yılında çıkan genel af yasası uyarınca geri kalan cezası affedildi. 1955 yılından sonra yayımlamaya başladığı romanlarıyla edebiyatımızın önde gelen yazarları arasına katıldığı gibi, tarih konusundaki görüşleriyle düşünce hayatımızı da etkiledi. 21 Nisan 1973 yılında bir kalp krizi sonucu İstanbul’da öldü. İlk romanlarıyla amansız bir gözlemci ve büyük bir şüpheci olduğunu gösteren Kemal Tahir, son yıllarda art arda yayımladığı eserleriyle, Türk toplum gerçeğinin en gizli ve temel unsurlarını, en can alıcı noktalarını ve kaynaklarını dile getirmeye yöneldiğini belli etmişti. Bir yandan sanatın gereklerine uymak, yani somut olanı, canlı olanı, karmaşık olanı, dile gelmezi ortaya dökmek; bir yandan da sınırsız çeşitlilik ve rastlantısallık altında yatan temel gerçeği ve değişmez olanı bulmak, ortaya çıkarmak istiyordu. Büyük eserlerin dokusunu teşkil eden çatışmayı, somutla soyut, yani gözlemle fikir arasındaki çatışmayı daha üstün bir düzeyde, tek bir varlık halinde kaynaştırıp vermeye yönelmişti.
GEMİ ADAMLARI
Zeyyat Selimoğlu | Roman / Türk Edebiyatı
Bu kitapta Zeyyat Selimoğlu, nemli ve sonsuz bir ufukta, muhteşem bir öykü atmosferinde, ateşçi, çımacı, süvari, çarkçıbaşı, kaptan ve diğer gemi adamları ile tüm deniz hikayelerini bir araya getiriyor.
YALNIZ EFE
Ömer Seyfettin | Roman / Türk Edebiyatı
Çağdaş Türk Edebiyatının öncülerinden olan Ömer Seyfettin yaşıtları gibi çalışmalarını roman üzerine değil, kendisine daha yakın bulduğu küçük hikaye türü üzerine yoğunlaştırmış, bir yandan çağdaş Türk hikayeciliğinin ana temellerini atarken, bir yandan da özü ve anlatımıyla son derece kişisel bir hikaye evreni kurmayı başarmıştır. Yalnız Efe yazarın İstanbul ve taşra hayatını, gündelik hayat içerisinde rastlanan çeşitli tipleri ele alıp işlediği birçok hikayesinin yer aldığı bir derlemedir. Derlemeyi oluşturan öykülerde, yazarın gerçekçi anlatımı, zaman zaman, ince bir alay, etkili bir taşlama niteliği kazanır.
MÜBAREK TOPRAK
Pearl S. Buck | Roman / Amerikan Edebiyatı
Mübarek Toprak, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Pearl Buck’ın en tanınmış eseridir. Kahramanlar Çinli olmasına rağmen, onlarda bütün insanlığın, özellikle toprakla geçinen insanların kaderini görürüz. İnsanlar zengin olabilirler, türlü hayaller, ihtiraslar peşinden koşabilirler; ne var ki, topraktan gelmişlerdir, toprakla yaşamaktadırlar, toprağa döneceklerdir. İşte, Pearl Buck Mübarek Toprak’ta bu ezeli konuyu, kendisine özgü sanat gücüyle işlemektedir. Çin deyince akla türlü şey gelir: Bugün nüfusu dünya nüfusunun dörtte birine varmış muazzam bir kalabalık; eski çağların masallarına konu olmuş, ejderlerle, devlerle dolu hikayeler arasında yarı - hayal dünyasına dalmış insanlar; birçok romanın, macera filmlerinin işlendiği afyonkeşler ülkesi; bunların yanı başında, belki de üstünde, toprağa bağlı, ekmeğini aslanın ağzından kurtarabilmek için didinip çırpınan köylüler… Çin deyince bütün bunların yanı sıra, her şeyden önce bir de Pearl Buck adı gelir. Çünkü, Amerikalı büyük kadın romancı eserlerinde Çin’i, Çinlileri öylesine canlı, öylesine derin işlemiştir ki onun romanlarından akılda kalan sahneler, kahramanlarından zihinlere çizilen portreler bu efsaneler diyarı ülke ile esrar dolu insanlarını dünyaya en parlak renklerle, en canlı olaylarla tanıtmıştır. Pearl Buck’ın kişiliğiyle Çinliler, onun romanlarıyla Çin ufukları ayrılmaz bir bütün olmuştur, çünkü onu bir yazar yapan da Çin’dir, dünya çapında bir romancı haline getiren de gene Çin. Bunun hikayesini kısaca yazarın kendisinden dinleyelim: Pearl Buck, “koleji bitirdiğim zaman kendimi bir kara cahil buluyordum” diyor. “Roman yazmak istiyordum ama, yazamayacağımı, yazabilecek hale henüz gelmediğimi hissediyordum.” Roman yazmak konusunda kendisini bu derece yetersiz bulan bir kimse sonradan yirminci yüzyılın en büyük romancılarından birisi oluyor.
YENİ DÜNYALARA DOĞRU
Robert Heinlein | Roman / Amerikan Edebiyatı
Açlık, hava kirlenmesi, enerji bunalımı. Yakında dünyamız belki de yaşanılmaz duruma gelecek. Bunun uzun vadedeki çözüm yolu insanoğlunun kendine yeni hayat sahaları bulmasıdır. Büyük devletler her yıl uzay çalışmaları için boş yere mi milyarlar döküyorlar? İşte yazar tamamen ilmi gerçeklerden hareket ederek, bize böyle bir teşebbüsün hikayesini anlatıyor. Büyüleyici ve sürükleyici bir roman.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41

