Kısa Kitap Tanıtımları
BOMBA
Ömer Seyfettin | Öykü / Türk Edebiyatı
“Bomba” Ömer Seyfettin’in hikaye kitapları arasında en çok ilgi gören kitaplarından biridir. Bu kitapta, Ömer Seyfettin’in sınır boyu hikayeleri bir araya getirilmiştir. Bunlardan “Primo Türk Çocuğu” adlı uzun hikayenin bugüne değin hiçbir kitaba girmeyen bölümleri de bulunmaktadır.
EFRUZ BEY
Ömer Seyfettin | Öykü / Türk Edebiyatı
“Efruz Bey” 1908′den Birinci Dünya Savaşı ortalarına kadar uzanan dönemin anlatıldığı bir romandır. Edebiyatçılarımız arasında “Ömer Seyfettin’in Don Kişot’u” diye anılan bu eserde, Türkiye’nin o çağındaki siyaset, bilim, Türkçülük, köycülük, eğitim, felsefe v.b. akımları ele alınmış ve bu akımların temsilcisi olan kişiler adları değiştirilerek, Efruz Bey’in kişiliğinde birleştirilmiştir. Bugüne değin yapılan toplu yayınlarda, “Efruz Bey” romanıyla ilgili olduğu halde başka başka ciltlere dağıtılmış olan bölümlerle Efruz Bey’in çevresine bağlı hikayeler ilk defa bu kitapta bir araya getirilerek bir ciltte toplanmıştır.
SİNEKLİ BAKKAL
Halide Edip Adıvar | Roman / Türk Edebiyatı
II.Abdülhamit dönemini bir geçmiş zaman dekoru önünde yansıtarak, eskiden yeniye devralınması gereken kültür, sanat ve töre değerleri üzerinde duran eser defalarca basılmış ve kuşaklardan kuşaklara ulaşabilmiştir. Bir anlamda, yazar ve eseri, tarihi süreklilik arayışı içerisindedirler. Yazar ve eseri, bir yandan da, çoktan yer edenmiş görünen batılılaşmanın ortalık yerinde, doğunun payını araştırırlar ve ulusal kimlikli bir bileşime ulaşmayı denerler. Mimari, müzik, mevlevilik değerleri üzerine ilginç görüşler ileri sürmüş Sinekli Bakkal’ın, kendi kapsamında öncü bir roman olduğu söylenebilir. Burada doğu ve batı kültürleri birbirini bütünler. İstanbul sokağı tasviri ortasında Rabia, muhafazakar töreyle barışıktır, bununla birlikte Peregrini’yi sevmekten kendini alamayacaktır. Gerçi, Peregrini, Osman olup çıkmıştır ama, kendi yetiştiği ortamın müziğinden vazgeçmemiştir. Bu müzik, Rabia’yı da büyülememiş midir? Doğu ve batı çatışması, Sinekli Bakkal’da, sanat ve kültür aracılığıyla yatışır, dinginliğe kavuşur. Yaşamın ütopyasında da öyle değil mi, öyle olmayacak mı?
MÜTHİŞ BİR TREN / ÇEVİRİLER VE UYARLAMALAR
Sait Faik Abasıyanık | Roman / Türk Edebiyatı
Sait Faik’in bu kitabı çeviri ve uyarlamalardan oluşmaktadır. Kitapta yer alan çeviriler: Son Turfandalar (Andre Gide), Uykuda Cinayet (Claude Houghton), Flüt Çalan Adam (Liam O’flaherty), Kuyruklu Piyano Adası (Samivel), Pomega (Manhood), Meslek Kazası (Bir İtalyan hikayesi). Uyarlama öyküleri ise: Ecel Atı, Saadet, Bir Eşek Hikayesi, Diş Ağrısı, Çiviler, Ana, Gümüş Saat, Venüs’ün Sevgilisi, Müthiş Bir Tren. Sanat hayatına şiir yazarak başlayan yazar, ilk hikayelerini Bursa Lisesi’nde okuduğu sırada yazmış, Avrupa’dan dönünce, çeşitli gazete ve dergilerde yayımladığı eserleriyle, hikayeciliği meslek edinmiştir. Hikaye niteliği gösteren röportajlarıyla birlikte, o alandaki çalışmaları on kitapta toplamıştır. Bunlar dışında bir roman, üç uzun hikaye yazmış, ayrıca bir de şiir kitabı yayımlamıştır.
SAMANYOLU
Kerime Nadir | Roman / Türk Edebiyatı
Eserleri yüz binlerce okura ulaşmış olan ünlü romancı Kerime Nadir, 1917 yılında İstanbul’da doğdu. Yazı hayatına öyküler yazarak başladı. “Hıçkırık” romanıyla tüm Türkiye onu tanıdı. Kaleme aldığı aşk ve karasevda romanları, yayınlandıkları yıllarda gazetelerin tirajını artırmıştır. Hemen her eseri, bazen birkaç kez filme de alınan, insanlara roman okuma sevgisini aşılayan Kerime Nadir, 20 Mart 1984 yılında İstanbul’da öldü. “Samanyolu” da önce gazetelerde yayınlanmış, daha sonra kitap halinde basılmıştır. Büyük ilgi gören kitap Türk edebiyatının ölmez eserleri arasında yer alır.
DENİZ GURBETÇİLERİ
Cevat Şakir Kabaağaçlı | Roman / Türk Edebiyatı
Balıkçı’nın bütün kitapları şiirli ve müzikli girişleriyle dikkati çeker, çokluk da ünlem ve hareket vardır onun ilk sözcüklerinde. Deniz Gurbetçileri de, Oppianus’un, güney Ege dalgıç ve denizcileri için söylediği ünlü sözden sonra “haydi sefere!” diye başlar. Deniz Gurbetçileri, Balıkçı’nın toplumsal sorunlara en fazla eğildiği kitabıdır. Yazar bu romanında, deniz emekçilerinin çile, sorun ve aşklarını, kısacası onların dünyalarını anlatır.Ama bu anlatım, kaynağından, birinci elden anlatımdır. Öyle ki; Türklerin Türk sularında sünger avlamalarının yasaklanması üzerine birçok yere başvurup sonunda Genelkurmay’a telgraf çeken “Latif”, aslında Balıkçı’nın ta kendisidir.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41

