Kısa Kitap Tanıtımları




YALNIZIZ
Peyami Safa | Roman / Türk Edebiyatı

Yalnızız, insanı ürperten, sapık bir şüphe motifi ile başlar. Sonra tereddütler, şüpheler, cemiyetimizin sınırlarını aşmayan değişik durumlar içinde mevzularını değiştirerek sürüp gider. Mekan ve olaylar sınırlı ve yerli fakat gerek insan, gerekse cemiyette çözümlenmek istenen meseleler cihanşumul ve ebedidir. Romancının hayata sunduğu teklifler bütün bir insanlık içindir. Samim bir yandan, içinde yaşadığı cemiyetin ve birlikte olduğu insanların meselelerini günün idrak ölçüleri içinde çözmeye çalışırken, odasına kapandığı zamanlarda da Peyami Safa’nın “Simeranya” ülkesini yazmaya ve hayatın problemlerini orada çözmeye çalışır. Peyami Safa romanlarında, değişik nisbetlerde olmak üzere kendi hayatından belli izler vardır. O, romanlarına düşüncelerini olduğu kadar gerektiğinde hayatını da koymaktan kaçınmamıştır. Acı ve tatlı yönleriyle pek renkli geçen bütün bir hayatı ona zengin bir malzeme kaynağı olmuş ve bu malzemeyi sanatkarca işlemesini bilmiştir.

ACI TÜTÜN
Necati Cumalı | Roman / Türk Edebiyatı

Roman, hikaye, şiir, oyun ve çeviri gibi edebiyatın hemen her dalında verdiği usta işi ürünlerle çağdaş Türk sanatçıları arasında haklı ve büyük bir ün kazanan ve eserleri üst üste yeni baskılar yapan Necati Cumalı, “Tütün Zamanı” genel adı altında düşündüğü tütün üçlüsünü bu son romanıyla tamamlıyor. Ege çevresinin önemli bir sorununu evrensel boyutlarda okuyucuya iletmek başarısını gösteren Acı Tütün 1952 yılı tütün piyasasının açılışı sırasında bütün Ege’yi saran örgütsüz bir boykot olayının çevresinde tütün ekicilerinin ekonomik durumlarını, piyasa ilişkilerini yıllardır sürüp giden amansız olduğu oranda acımasız bir sömürü düzenine karşı yürekli başkaldırışı anlatır. Böylece “Tütün Zamanı” üçlüsünün öteki iki kitabı Zeliş, Yağmurlarla Topraklar ile birlikte Ege yöresinin yaşamını gerçekçi bir bakış açısıyla, çeşitli toplumsal kesitlerden yansıtarak Türk romanına unutulmaz güzellikte bir Ege destanı kazandırmış olmaktadır.

YORGUN SAVAŞÇI
Kemal Tahir | Roman / Türk Edebiyatı

Deniz subayı Tahir Bey’in oğlu olan Kemal Tahir İstanbul’da doğmuştur. Cezayirli Gazi Hasan Paşa Rüştiyesini bitirmiştir. Galatasaray Lisesinde okumuş, hayatını kazanmak için okuldan ayrılarak çeşitli gazete ve dergilerde çalışmıştır. Siyasal inançlarından dolayı Çankırı, Malatya, Çorum, Nevşehir Cezaevlerinde yatmış, af kanunundan yararlanmış, o günden ölümüne kadar hayatını eserleriyle kazanmıştır. Sanata şiirle başlayan Kemal Tahir, daha sonra hikaye ve roman alanında çalışmıştır. Yorgun Savaşçı romanıyla 1968 yılında Cumhuriyet Gazetesi Roman Ödülünü, Devlet Ana romanıyla da Türk Dil Kurumu Roman Ödülünü kazanmıştır.

GÖKKUŞAĞI
D.H. Lawrence | Roman / İngiliz Edebiyatı

İlk kez 1915 yılında yayımlanan Gökkuşağı, yirminci yüzyılın en büyük yazarlarından biri sayılan D.H.Lawrence’ın yazarlık serüveninde önemli bir evreyi yansıtır. Bir bakıma yazarın en tutkulu yapıtlarından biri sayılır. İlk yayımlandığı yıllarda birtakım tutucu çevrelerin büyük tepkisiyle karşılanan bu roman, yanlış anlaşılmış, yanlış değerlendirilmiş ve bir süreliğine de olsa yasaklanmıştır. İngiltere’nin kırsal kesiminde yaşamış bir ailenin üç kuşağının gündelik yaşamını dile getiren bu romandaki karakterlerin yaşamları, olağanüstü ve sevecen bir gerçekçilik anlatımı içinde sunulmuştur.

CESUR YENİ DÜNYA
Aldous Huxley | Roman

Aldous Huxley, karşı ütopyanın başyapıtlarından kabul edilen Cesur Yeni Dünya’da bilim ve teknikteki gelişmelerin insanları nerelere sürükleyeceğini geleceğe uzanan bir yapıda gözler önüne sermektedir. “Cesur Yeni Dünya, bilim ile tekniği kendi amaçlarına uydurmuş zorba bir yönetimin, yığınları köleleştirmek, bütün bireysel ayrılıkları törpülemek için uyguladığı yöntemler üzere kurulmuştur.”

BİR AKŞAMDI
Peyami Safa | Roman / Türk Edebiyatı

“Bir akşamdı… oda loş… kafes delikleri mavi… gündüzün son ışıklarıyla beraber, sanki, odadan eşya da çekiliyordu. Levhalar, duvarların kararan zeminine batıyorlar, minderler sönüyor, iskemleler dağılıyor ve hepsi, buğulanarak şekilsiz bir uçuşla kayboluyorlar. Minderin köşesinde oturan babası, bir öksürükten sonra ileri fırlayan başını hala doğrultamamış, iki büklüm, yüzü gittikçe kararıyor ve siyah ceketinin rengini alıyordu. Her şeyi koyu kurşun renkli bir buğu kaplamıştı. Akşam…ve ses yok…”

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41