Kısa Kitap Tanıtımları
ACIMASIZ MİRAS
Heinz G.Konsalik | Roman / Alman Edebiyatı
Genç kız, zengin babasının ölümü ile her şeyini kaybeder. Çünkü akrabaları onun akıl hastası olduğunu ileri sürerek hastaneye kapatılmasını sağlamışlardır. Miras mücadelesi artık hayatta kalabilme savaşına dönüşmüştür. Acımasız Miras, yazarın heyecan ve aşkı, macera ile insanı inanılmaz güzellikte ve büyük bir coşkuyla işleyip, okurlarını bambaşka dünyalara sürükleyen bir romanı.
YENİ HELOİSE / 1.CİLT
Jean Jacques Rousseau | Roman / Amerikan Edebiyatı
Döneminin tüm toplumsal sorunlarına duyarlı bir düşünce adamı olan Rousseau kitabını, iç çatışıklarından, düşünsel yol ayrımlarından bunalarak Paris’ten uzaklaştığı ve bir kır evine yerleştiği yıllarda yazmıştır. İçeriği birbirinden ayrılmaz bir biçimde ahlaksal, toplumsal, politik ve dinsel motifler taşır. 1761 yılında yayınlanan bu romanında, aristokrasinin yozlaşmasına ve şehvet düşkünlüğüne karşı romantik bir havayla erdem anlayışını sergiler. Alp Dağlarının eteklerinde küçük bir kentte oturan iki sevgilinin mektuplarından oluşan bu kitap dünya edebiyatında birçok önemli yapıta da esin kaynağı olmuştur.
YENİDEN ÇARMIHA GERİLEN İSA
Nikos Kazancakis | Roman / Yunan Edebiyatı
Kitapta Türkiye’nin kurtuluş savaşı yıllarında, Yunanlıların yenilgiye uğratılıp Anadolu’dan püskürtülmesinden hemen önce bir Anadolu köyünde yaşanan olaylar anlatılmaktadır. Türk ordularıyla yaptığı savaşta yenilen bir grup Yunanlı, köye gelerek sığınmak isterler. Ancak köydeki Rumlar ve Türkler onlara yardım etmez ve Bolşevik olmakla damgalarlar. Kazancakis’in kitabı bir savaş romanı olmakla birlikte üç temel sorunu ele almaktadır. Yunanlıların sonu iç savaşa kadar giden kendi içlerindeki çatışmayı, yine Yunanlıların Megalo İdea’sınının, Anadolu’da Türk ordularına yenilip Türk topraklarından kovulmalarıyla sona ermesini ve 1944-1949 yılları arasında Yunanistan’daki iç savaş sonrasında komünizmin silinmesini. Bütün bunları, köydeki Rumların paskalya sırasında sahneye koydukları ve İncil’deki kişilerin romandaki kişilerle özdeşleştikleri bir dinsel oyun çerçevesinde işler, İncil’den yaptığı metaforik göndermelerle gerçek dünyanın insanlarına yansıtır.
UÇUŞ 545
Michael Crıchton | Roman / Amerikan Edebiyatı
Yolcuların üçü ölü, elli altısı yaralı, yolcu kabininin içi paramparça olmuş durumda. Fakat pilot, uçağı piste indirebiliyor. Kamuoyu, uçuş emniyeti ve uçak kazaları konularıyla ilgileniyor iken Hong Kong’dan Denver’e uçan büyük bir jet yolcu uçağının geçirdiği garip kaza, çok ayrıntılı bir araştırmanın başlamasına neden olur.
MAVİ YUNUSLAR SARAYI
Brigitte Riebe | Roman / Yunan Edebiyatı
Büyük Ana’nın rahibi çift ağızlı balta tapınağında diz çökmüştü. Önünde kireç taşından yapılma iki tören boynuzu ve yılan tanrıçanın küçük bir heykeli vardı. Sol elinde kutsal yağla dolu kulplu bir testi tutuyordu, suratını ise deri bir boğa maskesi örtmekteydi. Ellerini yukarı kaldırdı ve duyulur duyulmaz bir sesle yakarmaya başladı. Girit’in üzerindeki gökyüzü kararmaya başlamıştı bile. Kor halindeki sünger taşları adanın üzerine sağanak gibi yağıyordu. Denizin üzerini dolduran yüzen kaya parçaları, gitgide artan bir süratle birleşip yanan setler oluşturuyordu. Kabaran sular önlerinde oluşan bu doğal engele balyoz gibi darbeler indirmeye başlamıştı. Uğultuları yeri göğü dolduruyordu. Devasa su sütunları yıldırımlar eşliğinde fışkırmaya başlamıştı. Sel baskını, büyük sel baskını. Bir anda kendine geldi ve nerede olduğunu anımsadı, Mavi Yunuslar Sarayı’nda bulunuyordu. Bu kitap Girit’in efsanevi Minos uygarlığının romanıdır.
İHBARCI
Scott Turow | Roman / Amerikan Edebiyatı
Stern ve Clara otuz bir yıldır evli bir çifttir. Stern bir iş seyahati nedeniyle Chicago’ya gidip gelmişti. Eve geldiğinde eşine seslenmesine rağmen cevap alamaz ve çok endişelenir. Eğer eşi dışarı çıkmışsa arabanın da garajda olmayacağını düşünerek doğru garaja gidip arabaya baktı. Garajın kapısını açtığı anda burnunu ağır bir çürümüşlük kokusu doldurdu ve midesi bulandı. Tüm direncini toplayarak içeriye doğru baktı. Arabanın tavan lambası yanar durumdaydı, eşi ön koltukta yarı oturur duruyordu. Açık direksiyon kapısından bir bacağı sarkmıştı ve çorabı parlıyordu. Arabanın yanına yaklaştı ve eşinin çoktan ölmüş olduğunu anladı. Kıpırtısız yüzünde açık duran ağzı ve sarkık dili bir ölüm maskesi takınmış izlenimi veriyordu.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41

