Kısa Kitap Tanıtımları



ŞEREF SÖZÜ
Nelson Demille | Roman / Amerikan Edebiyatı

“O, erkeklerin takdir ettiği, kadınların arzuladığı, işinde başarılı, onurlu bir aile reisiydi. Ancak 18 yıl önce teğmen rütbesiyle katıldığı Vietnam Savaşı’nda emrindeki birlikle vahşi bir katliama neden olmuşlar ve yaptıklarını kimseye söylemeyeceklerine dair “şeref sözü” vermişlerdi. Şimdi basın, askeri mahkeme ve unutmaya çalıştığı o kanlı olaylar, Ben Tyson’un peşine düşmüştü. Ailesi, kariyeri ve kişisel onuru adeta pamuk ipliğine bağlıydı. Geçmişindeki gerçekleri ortaya çıkartıp onu özgürlüğe kavuşturacak tek bir kadın vardı…….”

SALKIM HANIMIN TANELERİ
Yılmaz Karakoyunlu | Roman / Türk Edebiyatı

Yılmaz Karakoyunlu eserinde, İkinci Dünya Savaşının önemli olaylarından birini konu edinmektedir. Salkım Hanımın Taneleri romanında, savaş yıllarında Türkiye’de iş çevrelerindeki gelişmeleri, batan ve yeni gelişen ekonomik kesimleri, Musevi kökenli tüccar ailelerini, sermayenin sınıf değiştirmesini ve bu süreçteki ahlak/kültür değişmelerini, “varlık vergisi faciası”nı, Saracoğlu hükümetinin bununla ilgili uygulamalarını anlatıyor. Üç Aileler Divanı ve Güz Sancısı romanlarının da yazarı Karakoyunlu Salkım Hanımın Taneleri için “Ben çocukluğumun büyük bölümünü ve ilk gençliğimi bu romanın geçtiği çevrede yaşadım. Ayrıca çocukluğumda babamın yazıhanesinde çalışırken ziyarete gelenlerin büyük bölümü bu olayı ya bizzat yaşamış ya da ailesinden birisinin yaşadığı gerçeği yakından izlemiş kimselerdi. Öte yandan ciddi bir araştırma da yaptım” demektedir.

TUTUNAMAYANLAR
Oğuz Atay | Roman / Türk Edebiyatı

Tutunamayanlar, Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Berna Moran, Oğuz Atay’ın bu ilk romanını “hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı” olarak niteler. Moran’a göre “Oğuz Atay’ın mizah gücü ve duyarlılığı ve kullandığı teknik incelikler, Tutunamayanlar’ı büyük bir yeteneğin ürünü yapmış, eserdeki bu yetkinlik Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona çok şey kazandırmıştır.” Küçük burjuva dünyasını ve değerlerini zekice alaya alan Atay, “saldırısını tutunanların anlamayacağı, reddedeceği türden bir romanla yapar.”

PARİS’TE SON OSMANLILAR / MEDİHA SULTAN VE DAMAT FERİT
Hıfzı Topuz | Tarihî Roman / Türk Edebiyatı

Hıfzı Topuz tarihi romanlarıyla tanınan ünlü bir yazardır. On dokuzuncu yüzyılın ortalarından başlayarak yirminci yüzyılın başına kadar gelen bir dönemde padişahlık rejimine karşı Türk aydınlarının verdiği mücadelelerin ve batılılaşma çabalarının anlatıldığı “Paris’te Son Osmanlılar”da, Namık Kemal, Abdülhak Hamit, Sami Paşazade Sezai, Ali Suavi gibi ünlü yazar ve gazetecilerin yaşamlarından, politik mücadelelerinden kesitler verilirken, Abdülmecit’in kızlarından Mediha Sultan’ın aşkları, evlilikleri ve çileli hayatı gözler önüne seriliyor.

ÜÇ AYNALI KIRK ODA
Murathan Mungan | Hikaye / Türk Edebiyatı

Günün birinde yazdıklarımdan bir perde çekeceğim hayatıma. Herkes kağıt üstüne yazılanları benim hayatım sanacak, ben de hayatımı saklamış olacağım böylelikle. Saklanmanın en iyi yolu fazla görünmektir, biliyor musun? Herkes seni gördüğünü sanır, sen de rahat edersin. Kasada oturan kız gibi! Herkes kasadaki kızı görür, ama kimse tanımaz. Bu hikayede bahsi geçen şahıs ve hadiselerin hakikatle hiçbir alakası yoktur. Benzerlikler ise sadece birer tesadüften ibarettir. Bütün tesadüfler gibi kaçınılmazdır.

ÖNCEKİ GÜNÜN ADASI
Umberto Eco | Roman / İtalyan Edebiyatı

Önceki Günün Adası, batan bir gemiden kurtulup bir başka gemide karaya çıkan Roberto De La Grive’in öyküsü. On yedinci yüzyılda geçen bu öykü, Roberto’nun sevdiği kadına yazdığı mektuplar ve gemide tuttuğu notlarla ulaşıyor bize. Roberto’nun ıssız gemide geçirdiği günler boyunca eski yaşantısıyla ilgili anımsamaları, bir dönemin siyaset, sevgi, bilim, toplum yaşantılarını yeniden kurarak, tarih, toplum, insan ilişkilerini değerlendirmemizi sağlıyor. Üç aşamalı bir anlatı piramidiyle (yazar / Roberto / Roberto’nun mektuplarını yorumlayan anlatıcı) bize ulaşan öykü, bir yandan gizemli izler bırakarak sürekli Roberto’dan kaçan bir davetsiz konuğun varlığıyla gerilim kazanırken, bir yandan da hem birinci elden tarihsel anlara ve mekanlara ulaşabiliyor, hem de anlatıcı kanalıyla on yedinci yüzyılla yirminci yüzyıl arasında karşılıklı bakış açıları oluşturuyor.


Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41