Kısa Kitap Tanıtımları



SCHINDLER’İN LİSTESİ
Thomas Keneally | Roman / Avustralya Edebiyatı1935′te doğan ve Avustralya, Sidney’de eğitimini tamamlayan Thomas Keneally, roman ve tiyatro yazarı, aynı zamanda bir yapımcıdır. Yazar Schindler’in Listesi adlı kitabını yazmak için iki sene çalışmış ve listede yer alıp hayatta olanlarla yaptığı söyleşilerle bu eseri meydana getirmiştir. Alman bir Katolik olan Oskar Schindler, İsraillilerin onurlu bir kahramanı olarak Kudüs’te gömülüdür. “Rightous People Bulvarı’ndaki bir ağacın üzerinde ismi kazılıdır. Schindler, Musevi sorununa, II. Dünya Savaşı’nda kendisine ait Cracow’daki fabrikasına toplama kamplarından kaçırttığı tutsaklarla cevap vermiş bir Alman sanayicisidir. Soykırımda binlerce Museviyi kurtarıp Çekoslovakya’da güvenli bir cennete göndermeyi başarmıştır. Schindler’ın Listesi’nde yer alabilecek isim, tutsak bir Musevinin geleceği için en azından bir umut demekti… Yakın tarihin canlı tanıklarıyla yapılan görüşmelerden çıkan, roman tarzında bir tarih kitabı, ya da yaşanan hayatların özeti.

UMUT PARKI
Jane Austen | Roman / İngiliz Edebiyatı

Umut Parkı (Mansfield Park), ünlü İngiliz yazarı Jane Austen’in en önemli eserlerinden birisidir. Yazar bu romanında aşk, evlilik, namus, aile kavramları ve diğer toplumsal değerleri derinlemesine incelemektedir. Austen bu eserinde de sözü uzatmayan, düşüncelerini daha çok olay ve konuşmalarla aktaran, ince hicivli, akıcı üslubu sayesinde okuru eğitirken eğlendirmektedir.

SAKKARA’NIN KUMLARI
Glenn Meade | Roman / Amerikan Edebiyatı

Polisiye romanların usta yazarı Glenn Meade, İkinci Dünya Savaşı yıllarında, Mısır’da geçen ilginç ve heyecanlı bir öyküyü anlatıyor romanında. Prusyalı bir anne ile Amerikalı bir babanın oğlu olan Jack, ailesinin yanında bahçıvan olarak çalışan adamın oğlu ve en yakın arkadaşı olan Harry ile birlikte Mısır’a, Sakkara kazılarında çalışmaya gider. Orada güzel bir kadın olan Alman Yahudisi Rachel Stern’le karşılaşan iki genç ona aşık olurlar. İkinci Dünya Savaşının çıkmasıyla Jack Avrupa’ya döner. Mısır’da kalan Rachel Naziler tarafından yakalanır ve ortadan kaybolur. Dört yıl sonra, Roosevelt ve Churchill savaşın en önemli zirve toplantısı için Mısır’a gelir. Olaylar Harry, Jack ve Rachel’in Mısır’da tekrar bir araya gelmelerini sağlar, ancak bu kez farklı taraflardadırlar. Ortak konuları sadece savaşın değil, bütün XX. yüzyılın kaderini değiştirebilecek bir cinayettir. Sakkara’nın Kumları’nda anlatılan olaylar gerçek bir hikayeye dayanıyor. Meade, “Nazilerin, 1943 yılında çok önemli bir toplantı için Ortadoğu’ya gelen Roosevelt ve Churchill’i öldürmek istemeleri tarihi bir gerçektir” diyor. Kitap çok iyi anlatılmış ilginç bir öyküye dayanıyor.

BEERŞEBA MUHABİRİ
Sulamit Lapid | Roman

Otuz yaşlarında bir gazeteci olan Lizi Badihi, ünlü bir haber gazetesinin yerel nüshası olan Güney Haberi’nde çalışmaktadır. İri vücudu, uzun boyu, geniş omuzları, kocaman ayakları ve büyük göğüsleriyle görüntüsü yanıltıcı olsa da, dünyaya alaycı gözlerle bakan çok zeki bir kadındır. Lizi, Beerşeba’ya yeni atanan savcı Pinhas Horentick onuruna verilen bir davete katılır. Onu karaborsanın ve finans dünyasının karanlıklarına sürükleyecek bir cinayetin tam ortasına düşeceğinden habersizdir. Neredeyse herkesin gözleri önünde işlenen cinayetin soruşturmasını polisten bağımsız olarak kendi başına yürütür. Beerşeba Muhabiri’nde Lizi Badihi’nin serüvenini okurken, İsrail gibi çok sözü edilen fakat gündelik gerçekleri pek az bilinen bir ülkeyi de tanıma fırsatı bulacaksınız.

YİTİK ADANIN ÖYKÜSÜ
Jose Saramago | Roman / Portekiz Edebiyatı

“Bütün İsimler” ile Nobel Edebiyat Ödülü kazanan Jose Saramago bu romanı ile de Nobel Edebiyat Ödülü kazanmıştır. “Birgün İspanya’yla Fransa arasındaki sınırda bir yarık belirir ve giderek büyüyerek İberya Yarımadası’nın Avrupa kıtasından kopmasına yol açar. Bunun jeopolitik dengeler üstündeki etkisi muazzam olur. İberya yarımadası Atlantik’te batıya doğru, dev bir taştan sal gibi yüzerken Kuzey Amerika yepyeni bir toprak parçasını ve Avrupa’nın yitirdiği bir nüfusu ele geçirmek için kolları sıvar…..”

MOĞOL KURDU
Homeric | Roman / Fransız Edebiyatı

Temuçin’in kazandığı başarıların yankısı bozkırda dörtnala yayılıyor ve daha dün onu terk edenler bugün atlılarının ve okçularının arasına katılıyordu. Zeki ve sabırlı Temuçin’in içgüdüleri bir kurdunki gibidir. Yanında, her türlü güçlük karşısında dimdik ayakta kalmayı başaran sadık dostu Borçu, tüm dünyanın tanıdığı ve önünde korkuyla diz çöktüğü Moğol İmparatorluğu’nun kurucusu Cengiz Han’ın yani Temuçin’in büyüklüğünün en yakın tanığı olacaktır. Temuçin’in Moğol boylarını kendi sancağı altında toplaması yirmi yılını aldı, daha sonra fetihlere çıktı ve unutulmaz atlılarıyla, Çin ve İran gibi imparatorluklara diz çöktürdü. Kendi ordusundan on kat daha kalabalık orduları bozguna uğrattı ve alınmaz denilen kaleleri alarak, görkemli uygarlıklara son verdi. Borçu’nun anlattığı bu öykü bize, “Gog ve Magog topraklarından çıkan felaketin”, yani bütün halkları tek bir kağanın egemenliği altında toplayan Cengiz Han’ı anlatıyor.


Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41