Kısa Kitap Tanıtımları
BÜYÜLÜ DAĞ
Thomas Mann | Roman”Büyülü Dağ” dünya edebiyatının çağdaş klasikleri arasında anılan bir Avrupa romanıdır. Hamburglu genç gemi mühendisi Hans Castrop, üç haftalığına kuzenini ziyarete gittiği bir İsviçre sanatoryumunda kendisinin de tedaviye ihtiyacı olduğunu öğrenerek yedi yıl kalır. Bu süre içinde doktorlar ve hastalar dünyasını, batı felsefesinin iki kutbunu, platonik bir aşk serüveninin sarhoşluğu içinde ve yaşayarak tanır. Thomas Mann, roman sanatının bütün incelikleriyle yarattığı, ironik üslupla sunduğu bu eserinde zaman, kültür, aşk, hastalık, ölüm gibi evrensel konuları işliyor.ROBINSON CRUSOE
Danıel Defoe | Roman / İngiliz Edebiyatı
İngiliz gazeteci ve yazar Danıel Defoe “Beyaz Adım Mitosu” olarak da tanımlanabilecek olan “Robınson Crusoe”yu yazarken, aslında gerçek bir öyküden esinlenmişti: Kendi isteği üzerine Juan Fernandez Takımadalarında yer alan bir adada tek başına yaşayan Alexander Selkırk’ın yaşamöyküsünden. Robinson ise daha sonra kendi adıyla anılacak olan bir adaya düşer ve burada tam yirmi sekiz yıl kalır. Bu süre, Robinson’un adada bir “koloni” kurmasına yetecek kadar uzun bir süredir. Evet, Defoe’nun “Robınson Crusoe”da ortaya koyduğu şey, tam da bu “beyaz adam mitosu”nun pratiğidir. Teknolojiyi yeniden yaratan, dili konuşan ve öğreten, dini tanıyan ve tanıtan, dünyayı keşfeden hep beyaz adamdır çünkü. Ve beyaz adamın bu pratiği, kendini sürekli “beyaz” olmayana karşıt olarak konumlandırır. Artık Danıel Defoe’nun adıyla özdeşleşmiş olan “Robınson Crusoe” yıllanmış metinlere yeni bir bakış açısı kazandırmak isteyenler için biçilmiş kaftan.
SOĞUMA
Mahir Öztaş | Roman / Türk Edebiyatı
Cemil Raşit, kaybolmayı seçen ünlü bir yazar. Nedim Eren, idol haline getirdiği yazarın izlerini süren, bu izlerin içinde kendi yaşamını parçalayan bir araştırmacı. Soğuk tanrı, gövdeleri birbirine çeken umutsuzluğun sahibi. Düş kadınlar, yağmurun ve sonsuza değin sadece karanlığın. Deliler gemisi, yanardağ, Atlantis ve hayallerimizin sonsuz ölümü. Bir türlü gerektiği gibi yazılamayan düş kırıklıkları, sıradan ayrılamayışlar, gelgeç düşünceler. Son anda her şeyi yeniden yazıp, “uzun bir zaman aldı bu, bellek unutmasın diye yaptım bunu” diyen üçüncü bir yazar. Okurunu sıkıntının ve kırıklığın kollarına atan, unutuş, bellek ve öfke üzerine iç içe iki roman. Nedeni ve işleyeni belli olmayan bir cinayet.
ÇÖL MASALLARI
Tayfun Pirselimoğlu | Roman
Çölün sarı rüzgarında savrulan “sıradışı” insanların iç içe geçmiş hikayeleri… Gerçek’in ve gerçekdışı’nın sınırlarını zorlayan, masalı hayata, hayatı masala dönüştüren bir roman.
AY ÇARPMASI AYİNLERİ
Bayram Keten | Roman
Kitabın yazarı Bayram Keten kitabını şöyle anlatıyor: “…Belki de herkes birazdan çıldıracaktı. Şehirlerde herkesin kendini tanrı sandığı gün herkesin çıldıracağına, belki de annenin bir başka şekli olan evlerin, şehirlerin, ülkelerin yıkılacağına inanıyordum. Herkesin kendini tanrı sanacağı gün; dünya yıkıldıktan sonra herkesin tek tanrı tarafından uyandırılıp, günah ve sevapların sorulduğu günden daha önemli ve uzun bir gün olacaktı. Belki de herkesin bir süre sonra çıldırmasını istiyordum…” İlginç konuları tüm çıplaklığıyla anlatan kitap, çok akıcı bir dile sahip olmasa da konusu sürükleyicilik katıyor.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41

