Kısa Kitap Tanıtımları



SATRANÇ
Stefan Zweig | Roman / Alman EdebiyatıNew York’tan Buenos Aires’e giden yolcu gemisinde yolcular arasında bulunan bir milyoner, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovıc’e, ücreti karşılığında, bir parti satranç oynamayı teklif eder. İkisinin oyununun izleyen Avusturyalı bir göçmen, Dr.B., oyun sırasında kendini tutamayıp onlara karışınca şampiyonla karşılaşması önerilir. Gestapo tarafından bir otel odasına kapatılan ve uzunca bir süreyi bu odada geçiren ve yalnızca sorgulama için odadan çıkarılan Dr.B., bir gün rastlantıyla eline geçirdiği satranç kitabından bu oyunu öğrenir. Önce ekmekten yaptığı satranç taşlarıyla sonra da tümüyle zihninden oynayarak bir satranç ustası olup çıkar. Stefan Zweıg’ın büyük bir ustalıkla kaleme aldığı kısa, ama yoğun romanı Satranç, gerilimli kurgusu, kahramanının ruhsal gelgitlerinin incelikle işlendiği dokusuyla bir solukta okunabilir bir romandır.KÜÇÜK G: BİR YAZ MASALI
Patrıcıa Hıghsmıth | Roman / İngiliz EdebiyatıYazarın ölümünden önce yazdığı bu son kitap sürprizlerle doludur. Onun öteki eserlerine hem benziyor, hem de benzemiyor. Bir cinayetle başlayıp hiç beklemedik bir sona varan bu öykünün kahramanı, ‘hastalıklı bir kişi’ değil, hastalıklı bir toplum. Şiddeti benimsemiş, özümsemiş, neredeyse öğütmüş bir toplumda, bu şiddete karşı çıkan ama onun savaş koşullarını bir türlü benimseyemeyen bir grup marjinal insanın acı-tatlı serüveni… Tüm yaşamını ölüm ilişkileri üzerine kurmuş bir yazarın, son soluğunda ölüme meydan okuması sanki…ZAMAN İÇİNDE MÜZİK
Evin İlyasoğlu | MüzikBu kitapta, müzik ile ilgili aradığınız hemen her şeyi bulmanız mümkün. Yazar, müziğin tarihsel gelişimini çağlara ayırarak ele almıştır. Genel olarak belli ölçütlerde her çağın özelliklerini, bestecilerin ve bestecilerin ayrıntılı yapıt listeleri verilmeye çalışılmıştır.BEŞİNCİ DAĞ
Paulo Coelho | Roman / Brezilya Edebiyatı

Beşinci Dağ, İlyas Peygamberin romanlaştırılmış öyküsüdür. İ.Ö. 870 yılında İsrail’den ve bu ülkenin korkunç kraliçesi Yezavel’den kaçıp Fenike’ye sığınan İlyas, orada, tanrının İsrail’e yeniden dönmesine izin vereceği günü beklerken, ona kucak açan, evinde ağırlayan dul kadına ve oğluna büyük bir sevgiyle bağlanır. Ne var ki, Asurluların saldırısıyla yerle bir olan Akbar kentinde, sevdiği ve hiç bir zaman açılamadığı bu güzel kadın yıkıntılar altında kalarak can verir. İlyas, sevgisinin gücüyle, ona verdiği sözü yerine getirmek için, Akbarlılara önderlik edip kentin yeniden kurulmasını sağlar. Tanrının çağrısı üzerine, sevdiği kadının, sonradan kenti yönetecek olan oğlunu orada bırakarak İsrail’e geri döner. Beşinci Dağın doruğunda, başımıza gelen felaketlerin birer ceza değil, aşmamız gereken bir meydan okuma olduğunun bilincine varır.

IŞIK BAHÇELERİ
Amın Maalouf | Roman / Fransız Edebiyatı

III. yüzyılda yaşayan Mani, Manicilik dininin kurucusudur. Kurduğu din, İsa, Buda ve Zerdüşt’ün düşüncelerinin kaynaştırılmasından meydana gelmiştir. Mani, eski çağın bütün bilgeliğini bütün insanlara seslenen, evrensel ve tek bir dinle birleştirmek istiyordu. Mani’ye göre evrenin ve evrendeki bütün varlıkların yapısı iyilik-kötülük (ışık ve karanlık) karşıtlığıyla kurulmuştur. Mani’nin kurduğu din Sasaniler döneminde İran ve Mezopotamya’da etkili oldu ve Orta Asya’da yayıldı. Uygur Hükümdarı Bügü Kağan 762 yılında Mani Dinini devletin resmi dini olarak benimsedi. Doğuda başlayan Mani inancı Batı’da da yayıldı: Bogomiller ve Katarlar, İsa’nın ilkel ortakçılığını arayan Hıristiyanlar, Mani inancından etkilendiler. Mani inancı her zaman yoksulların ve ezilenlerin yanında ve içinde yaşadı. Mani’nin alabildiğine hümanist olan yeni dünya görüşü, bütün dinler ve imparatorluklar tarafından ezildi. Yazar, dini ve düşünceleri bütün baskılara karşın “doğru” ve “iyi” insanlarda varlığını sürdüren Mani’nin yaşamını yeniden kurarken göz kamaştırıyor.


Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41