Kısa Kitap Tanıtımları-2



BÜYÜK İSKENDER / 1.CİLT
Valerio Massimo Manfredi | Roman / İtalyan Edebiyatı

Hırslı, zeki, gözü pek, Tanrı kadar güzel bir genç adam ve uçsuz bucaksız bir imparatorluk. Büyük İskender İ.Ö. 356 yılında Makedonya’da bir kralın oğlu olarak doğdu, 20 yaşında tahta çıktı, batıda Yunan yarımadasından doğuda Hindistan’a kadar fethedilmedik ülke bırakmadı. Anadolu’yu kuzeyden güneye, batıdan doğuya Pers egemenliğinden kurtarıp kendine bağladı ve bugünün uygar dünyasının ilk temellerini attı. Daha yaşarken bir efsane olmuştu, öldükten sonra da tüm zamanların en etkileyici kralı olarak bilindi. İnsanlar üzerinde müthiş bir etkisi vardı; kadınlarla ilişkilerinde de sözü geçen taraf hep o oldu, hem annesiyle olan ilişkisinde hem de sevgilileriyle. Olağanüstü bir askeri dehaya, tükenmez bir enerjiye ve kararlılığa sahipti. Zaferleriyle besleniyordu. Daha on üç yaşındayken ünlü düşünür Aristo’nun öğrencisi olmuş, sanat ve bilim dünyasını tanımış, Homeros’un destanlarını ezberlemişti. Tanrısal gücünü, babasının Tanrı-Zeus olmasından aldığı söylenegelen İskender de kendini Tanrı olarak görmekten hoşlanıyordu. Büyük İskender’in birinci kitabı olan bu kitap, tarihe damgasını vuran bu ünlü kralın tüm özellikleriyle tanıtırken eski Yunan’a ve eski Yunan kültürüne de roman dekoru içinde ışık tutuyor, Anadolu’nun eski halklarını tanımak için bir yol açıyor. Antik dünya topografyası uzmanı olan ve dünyanın birçok yerinde kazılara katılan İtalyan yazar Valerio Massimo Manfredi’nin uzun araştırmalar sonunda hazırladığı üç ciltlik kitap serisinin ilk kitabıdır.

BÜYÜK İSKENDER / 2.CİLT
Valerio Massimo Manfredi | Roman / İtalyan Edebiyatı

Büyük İskender, bugün üzerinde yaşadığımız toprakların bir zamanlar hakimi olan genç Makedonyalının, adını hepimizin bildiği büyük İskender’in romanı. Yazar, tarihsel gerçeklerle kurguyu ustaca kaynaştırdığı bu romanında, İ.Ö. dördüncü yüzyılda yaşamış Büyük İskender’i yalnızca tarihsel bir kahraman olarak ele almakla yetinmiyor, dehası, tutkuları, zayıflıkları, alışkanlıkları ve aşklarıyla onu ve onun dönemini gözler önüne seriyor. Üç kitaptan oluşan bu dizinin ilk kitabında hırslı bir genç olarak tanıdığımız İskender, Anadolu’nun Kapıları adlı bu ikinci kitapta Asya Seferine çıkan genç bir kraldır. Çanakkale Boğazı’nı geçip Anadolu topraklarına ayak basınca, o zamanki adı Gronikos olan Biga Çayı kıyısında Pers’lere karşı ilk çetin savaşını veriyor. Tanrıların zaferle taçlandırdığı bir kral olan İskender, ne bu savaşta, ne de bundan sonraki savaşlarında yenilgi yüzü görüyor. Truva’dan geçiyor, Efes’ten, Milet’ten, Bodrum’dan, Yassıhöyük’ten, Ankara’dan. Büyük İskender, Anadolu’dan geçerken, arkasında onlarca efsane bırakıyor. O zamanki adı Gordion olan Yassıhöyük’te efsanevi düğümü bir kılıç vuruşuyla çözünce önünde fetih yolları açılıyor. Ne onu taparcasına seven Leptine’nin aşkı, ne de annesinin kaygıları İskender’i yolundan alıkoyabilir. İssus’ta yendiği ünlü Pers Kralı Darius’un karısı Barsine ise İskender’in aşkını geri çeviriyor. Anadolu’nun Kapıları, İskender’in Anadolu’dan çıkıp Mısır’a ulaşması ve orada firavun ilan edilmesine kadar olan dönemi ele alıyor.

BÜYÜK İSKENDER / 3.CİLT
Valerio Massimo Manfredi | Roman / İtalyan Edebiyatı

Bu kitap, yaşadığımız toprakların bir zamanlar hakimi olan genç bir Makedonyalının, Büyük İskender’in romanı. Antik dünya topoğrafyası uzmanı olan yazar tarihsel gerçeklerle kurmacayı ustalıkla kaynaştırdığı romanında, İ.Ö. dördüncü yüzyılda yaşamış olan büyük İskender’i yalnızca tarihsel bir kahraman olarak değil, dehası, hırsı, aşkları, güçlü ve güçsüz yanlarıyla insan İskender olarak da yansıtıyor. Dizinin ilk kitabı ile hırslı, ateşli bir genç olarak tanıdığımız İskender; ikinci kitapta Asya Seferi’ne başlayarak Anadolu’yu fethediyor Mısır’a kadar uzanıyordu. Dizinin üçüncü ve son kitabında ise genç komutan, artık dünyanın hakimidir. Kralların kralı, gene yenilgi yüzü görmeden ülkeler fethediyor, krallara boyun eğdiriyor, Mısır’dan başlayan yolculuğu, Fenike kıyılarından, görkemli Babil ve Persepolis’ten, Pasargad’dan geçerek Hindistan’da son buluyor. Kentler yağmalanıyor, insanlar acılara boğuluyor, genç kralın düşleri, yıkımlarla, felaketlerle iç içe yürüyor. İskender, fethettiği toprakları elinde tutabilmek için, yerel geleneklerle Makedon geleneklerini kaynaştırmaya çalışarak doğu ile batıyı kucaklayan dev bir imparatorluğun efendisi oluyor. Bunca yükselmenin bir bedeli olacak ve İskender, o güne kadar hiç kimseyi sevmediği kadar sevdiği kadınını yitirecektir. Ne var ki en değer verdiği kişilerin ihanetinden kuşkulanınca, gözünü kırpmadan idam hükmü veren İskender, bu aşkı da çok geçmeden unutacak, başka aşkların peşinde koşacaktır. Yüz yıla sığabilecek onca zaferi sekiz yıla sığdıran İskender, ülkesine dönme hazırlıkları yaparken, beklenmedik bir sonla yüz yüze gelecektir.

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21