Kısa Kitap Tanıtımları-2
YILDIZLARIN EFENDİSİ HAYYAM
Harold Lamb | Tarihî Roman
Harold Lamb’ın eseri, yıldızların efendisi Ömer Hayyam’ın romanıdır. “Åžimdi” dedi Ömer sesini yükseltmeden, “hareket etme ve adım atma. Korkacak bir ÅŸey yok. Sadece kule senin etrafında dönecek.” Gazali, yüzünde hafif bir tebessümle, öylece bekliyordu. Böyle bir ÅŸeyin mümkün olmadığını gayet iyi biliyordu. Bu bir ÅŸakaydı. Ansızın hızlı bir nefes aldı. Aydınlatılmış perde gözlerinin önünde dönmeye baÅŸlamıştı. Bir süre sonra kule hafif bir sarsıntıyla durdu ve Gazali denizlerinin üstüne düştü. “Yarabbi… Neler oluyor?… Allah’ın izniyle… Kim?…” Kelimeler aÄŸzında dolanıyordu Hüccet Ül-İslam’ın. “Böyle büyük bir kuleyi ne döndürebilir ki? Onu dönerken gördüm.” Ömer hiçbir ÅŸey söylemeden Gazali’nin ayaÄŸa kalkmasına yardım etti. Harold Lamb’ın bu kitabı, Ömer Hayyam ile ilgili yazılmış az sayıdaki eserden biridir. Ömer Hayyam hakkında bilinenler çok azdır, elimizde bulunan ve ona atfedilen rubailerin bile çok çeÅŸitlilik göstermesi, bu durumun bir delilidir. Bu durumun temelinde Hayyam’ın o zamanın genel geçer bilgi ve kavramlarına muhalif bir tutum takınması yatmaktadır. YaÅŸadığı dönemin ÅŸartlarına göre bir bilim adamı niteliÄŸi taşıyan Ömer Hayyam, bilim düşmanı çevreler tarafından dinsiz ilan edilmiÅŸ ve yine bu çevreler tarafından tüm izleri silinmeye çalışılmıştır. Günümüzde Hayyam hakkındaki bilgilerin azlığı, bilim düşmanı çevrelerin bu konuda baÅŸarılı olduklarını göstermektedir. Bu kitap, Hayyam üzerine çeÅŸitli kaynaklardan edinilen bilgiler yardımıyla yazılmış bir hayat hikayesidir. Hayyam’ın hayatındaki boÅŸluklar yazar tarafından doldurulmuÅŸtur, fakat yine de yıldızların efendisi hakkında bizlere yeterince açık bir tablo çizmektedir.
KÖRLÜK
Jose Saramago | Roman / Portekiz Edebiyatı
Körlük, 1998 yılında Nobel Edebiyat Ödülü kazanan Portekizli yazar Saramago’nun en etkileyici kitaplarından biridir. Araba kullanmakta olan bir adam, yeÅŸil ışığın yanmasını beklerken birdenbire körleÅŸir. Tedavi için baÅŸvurduÄŸu doktora da körlük bulaşır. Adamın yaÅŸadığı körlük bir salgın hastalık gibidir ve bütün kente yayılmaktadır. Öldürücü deÄŸildir ancak tüm ahlaki deÄŸerleri yok etmeyi baÅŸarır. Toplum, görmeyen gözlerle cinayetlere, tecavüzlere tanık olur. Ayakta kalabilenler ancak güçlü olanlardır. Koca kentte, körlükten kurtulan tek kiÅŸi, göz doktorunun karısıdır. Portekiz edebiyatının en önemli yazarlarından olan Jose Saramago, bu çarpıcı romanında körlük olgusunu bir metafor olarak kullanmış, basit imgelere, sıradan sözcük oyunlarına baÅŸvurmadan, yoÄŸun bir anlatımla, anlatıcının ve kahramanların konuÅŸmalarını ortaklaÅŸa bir monologa dönüştürerek, kurgunun evrenselleÅŸebilmesi açısından kiÅŸilere ad vermeksizin liberal demokrasinin insanları sürüklediÄŸi saÄŸlıksız ortamı olaÄŸanüstü bir ustalıkla yaratmıştır. Saramago 16 Ekim 1922 tarihinde doÄŸmuÅŸtur. Henüz üç yaşındayken ailesi Lizbon’a taşınır. Ekonomik sıkıntılar nedeniyle eÄŸitimini tamamlayamaz ve saÄŸlık görevlisi, yayıncı, çevirmen, gazeteci olarak deÄŸiÅŸik iÅŸlerde çalışır. İlk romanını 1947 yılında yazar. 12 yıl bir yayınevinde yayın yönetmenliÄŸi ve edebiyat eleÅŸtirmenliÄŸi yaptı. 1972-1973 yıllarında Lizbon’da siyasi makaleler yazdı. Portekiz Yazarlar BirliÄŸinin yönetim kurulunda görev aldı. Saramago’nun eserleri arasında iki ÅŸiir kitabı, birçok deneme, oyun ve roman vardır. Yazdığı romanlarla çok sayıda ödül kazanmıştır. Kazandığı en önemli ödül ise 1998 yılındaki Nobel Edebiyat Ödülüdür. Yazar, kitaplarındaki hayal gücü, sevecenlik ve ironiyle, anlaşılması zor gerçeklerin kavranmasını saÄŸlayarak çağımızın en önemli edebiyatçıları arasında yerini almıştır.
CAMONDOLAR / BİR HANEDANIN ÇÖKÜŞÜ
Sophie Nora Şeni | Tarihî Roman
Yazar bu kitabında, 19. yüzyıl boyunca finansal, kültürel ve sanatsal alanlarda birçok baÅŸarıya imza atmış olan Camondo ailesinin İstanbul’dan Paris’e uzanan hayat hikayesini anlatmaktadır. Camondolar, Osmanlı İmparatorluÄŸu’nun dağılma sürecine girmesiyle birlikte dış borçlanmaya bağımlı hale geldiÄŸi yıllarda, yabancı finans kaynakları ile Osmanlı sarayı arasında köprü görevi görmüşlerdir. Yine aynı dönemde Galata, Pera, Karaköy ve Tophane semtlerinin yeniden imarına öncülük etmiÅŸler ve ÅŸehrin bugünkü çehresine kavuÅŸmasında önemli rol oynamışlardır. Camondolar, sadece iÅŸ hayatındaki baÅŸarıları ve İstanbul’un ÅŸehirleÅŸme sürecine katkılarıyla deÄŸil, Yahudi cemaati için yaptıkları hayır iÅŸleriyle de adlarından söz ettirmiÅŸler ve bir dönem İstanbul’da zenginliÄŸin ve asriliÄŸin simgesi olmuÅŸlardır. Aile 1869 yılında Paris’e göç etmiÅŸtir. Aile kısa zamanda burada da itibar kazanmış ve özellikle sanat hamisi olarak ün yapmıştır. Ailenin Paris sanat dünyasına kazandırdığı en önemli eserler, Paris’in en önemli kültür merkezlerinden biri olan Champs-Elysees Tiyatrosu ve 18. yüzyıl sanatının seçkin örneklerinin sergilendiÄŸi Nissim-De-Camondo Müzesidir. Ayrıca Isaac De Camondo’nun Louvre Müzesi’ne hibe ettiÄŸi ve Degas, Monet, Manet gibi empresyonist ressamların baÅŸyapıtlarından oluÅŸan elli tabloluk koleksiyon, müzeye yapılan en büyük kiÅŸisel hibe olarak tarihe geçmiÅŸtir. Tüm bu baÅŸarılara raÄŸmen, Camonda ailesinin hikayesi bir esrar perdesiyle örtülüdür. Ne olmuÅŸtur da bir zamanların bu itibarlı ismi, ardında mirasçı bırakmadan silinip gitmiÅŸtir? Nora Åženi ve Sophie Le Tarnec akıcı bir anlatımla kaleme aldıkları bu kitapta, tarihi belgelerin ışığında Camondo ailesinin esrarını çözüyor.