Kısa Kitap Tanıtımları-1
GÜZ SANCISI
Yılmaz Karakoyunlu | Roman / Türk Edebiyatı
“Galatasaray Lisesi’nin önünde birikmiş kalabalık, geleni geçeni derin ve biraz da hasetli bakışlarla süzüyor, sokakların tenhalaşmasını bekliyordu. Yüzlerinde bir huzursuzluk, bir beceriksizlik ilk bakışta dikkati çekecek kadar aşikar ve sabırsızdı.” “Kalabalık Taksim Meydanı’na yürürken geçtiği her yeri yakıp yıkıyordu. Lion yanıyordu. Birisi bütün vitrinleri ateşe vermişti. Binanın içindeki duman, görülebilecek ne varsa hepsini örtmüştü. İnsanların yüzünde sevinç vardı. Vitrinler parçalanmış, eşyalar sokağa dökülmüştü. Müslüman mağazalar bayraklarını asmışlar ve milli saygı ümidiyle paçayı kurtarmayı amaçlamışlardı.” “Vilayet binasının etrafını polisler çevirmişti. Adnan Bey, kontrolün elden çıktığı bu hadisede daha fazla görünmek istemiyordu. Küçük bir gözdağı vermenin ölçüleri kaçmış, kısa sürede bir savaş alanı yaratmıştı.” Yazar Karakoyunlu Güz Sancısı adlı bu kitabında, 6-7 Eylül Olayları’nı, Rum, Ermeni, Yahudi azınlıkların ülkeyi terk etmek zorunda kalışlarını, kendisine özgü üslubuyla ve bir roman havası içinde anlatmaktadır.
HAYZURAN İLE ZÜBEYDE BAĞDAT’IN İKİ KRALİÇESİ
Nabia Abbott | Roman / Amerikan Edebiyatı
Kleopatra! Zeynep! Zübeyde! Hayal gücünü özgürce harekete geçiren, tarihin alanına efsaneyle aşkı yerleştiren büyüleyici isimler… Hükümdarlık masalı ile görkeminin, zarafet ile hayal gücünün, akıl ile yüreğin temsilcisi bu eli açık kadınlar, yeryüzünde sadece bir yer ile sınırlandırılamaz. Konuk hacılar, Zübeyde’nin yolunu kullanarak Mekke ve Arafat’a gitmeyi sürdürdükçe ve orada yaptırdığı çeşmelerden susuzluklarını giderdikçe… Tarih ilerledikçe ve Arabistan geceleri eğlendirmeye devam ettikçe onların anısı da yol göstermeye devam edecektir. Eser, yazarın İslam’ın ilk yüzyıllarında yaşamış kadınlar ile ilgili yazdığı tarihi biyografilerin ikincisidir. Bu kitabında Arabistan gecelerinin birinde diye başlayan birçok öykünün kahramanı olan en ünlü Abbasi Halifesi Harun Reşit’in annesi ve karısının yaşamları ile aynı konuyu işlemeye devam ediyor. Yazar, Hayzuran ile Zübeyde’nin yaşamları ile dönemlerinin bir resmini ortaya çıkarmak için tarihi Arap kaynaklarını kullanmaya çalışmıştır. Bu iki kadın arasında birçok açıdan önemli farklılıklar vardır. Hayzuran, Halife Mansur’un Bağdat’taki sarayına Arabistan’dan getirilen genç bir köle olarak girmiştir. Bir sonraki Halife Mehdi’nin önce cariyesi sonra da karısı olmuş ve bundan sonra oğulları Musa Hadi ile Harun Reşit arasındaki iktidar mücadelesinde önemli rol oynamıştır. Zübeyde ise yüksek bir toplumsal statü ile saray yaşamının içine doğmuştur. Harun Reşit’in karısı olarak da sadece haremde değil, toplumsal olaylarda da ciddi bir etkiye sahiptir. Yazar kitaba yazdığı önsözde “çıplak kalıntılar ile fantastik film sahnelerinin ötesinde tarihe geçmiş ve onu etkilemiş Harun hakkında tam ve doğru bilgiye ulaşmak isteyen okuyucular, ilk defa amaçlarına uygun bir şekilde bu hükümdarın kariyerinde en etkili yeri tutan iki kadın hakkında burada bilgi sahibi olacaklardır” demektedir.
YÜZÜNCÜ AD / BALDASSARE’NİN YOLCULUĞU
Amin Maalouf | Roman / Fransız Edebiyatı
Doğu’daki son Cenevizlilerden, antika tüccarı Baldassare Embriaco, 1665 yılının sonlarında, soyunun yüzyıllardır yaşadığı Lübnan’dan ayrılarak yollara düşer. Ertesi yıl, İncil’e göre Canavar’ın Yılı’dır. Kimilerine göre düpedüz mahşer: Kan, ateş, yıkım ve her şeyin sonu… Zamanın sonu! Dünyayı ve Baldassare’yi kurtarabilecek tek şeyse, Yüzüncü Ad’dır. Kimselerin görmediği bir yazma kitap ve bu kitapta açıklandığı söylenen bir ad: Allah’ın, Kuran’da anılan doksan dokuz adının, sıradan ölümlülere bildirilmemiş olan yüzüncüsü… Tanrı’nın gizli ve yüce adı…Yüzüncü Ad’ın peşinden önce İstanbul’a uğrar Baldassare’nin yolu; oradan İzmir’e, Sakız’a, Cenova’ya, Amsterdam’a, sonra da Londra’ya. Konya’da vebanın kıyımına, İzmir’de Sabetay Sevi’nin şaşırtıcı başkaldırısına, İngiltere’de büyük Londra yangınına tanık olur. Korku, şaşkınlık, düş kırıklığı, umut ve aldanma, menzil taşlarıdır bu uzun yolun. Bir de en beklenmedik anda yolcunun karşısına dikiliveren aşk. Sevincin, mutluluğun tek kaynağı aşk.
YEŞİL YOL
Stephen King | Roman / Amerikan Edebiyatı
Could Mountain Hapishanesinin E bloğu acımasız katillerin bulunduğu bir yerdir. Buradaki mahkumlar “Yaşlı Sparky” diye bilinen elektrikli sandalye için sıralarını beklerlerdi. Hapishane gardiyanlarından Paul Edgecombe için katillerin birbirlerinden farkları yoktu. Fakat bir gün E bloğuna John Coffey adında bir mahkûm gelir ve her şey değişir. Dev cüsseli, çocuk kalpli bu adam Edgecombe’un hayatını değiştirecekti.

