Kısa Kitap Tanıtımları-1



KAR KURDU
Glenn Meade | Roman / Amerikan Edebiyatı

Soğuk Savaş’ın en gergin dönemleri, Ocak 1953. ABD Başkanı Dwight Eisenhower, Stalin’in akli dengesinin bozulmakta olduğu yolunda ürkütücü bilgiler alır. SSCB’nin korkunç temizlik operasyonlarına yeniden başlayacağını ve dünyayı üçüncü bir savaşın eşiğine getirecek nükleer bomba programının tamamlanmakta olduğunu öğrenir. Böylece yemin töreninden yalnızca birkaç saat sonra, hiçbir Amerikan başkanının cüret edemeyeceği bir karar alacak ve “Kar Kurdu” operasyonunu onaylayacaktır. İki CIA ajanı karı-koca rolünde Moskova’ya gitmek ve Stalin’i öldürmek zorundadır. Ne var ki, onlar daha Sovyet topraklarına ayak basmadan, KGB bu planı öğrenir. Artık iki CIA ajanı iki yönden gelen ölüm tehlikesiyle karşı karşıyadır. Birine hazırlıklıydılar, ama ya diğeri? İlgiyle okuyacağınız bir polisiye roman.

HAVANA KÖRFEZİ
Martin Cruz Smith | Roman / Amerikan Edebiyatı

Arkady, Moskova’dan geldiği sabah, ceset Havana Körfezi’nde oradan oraya sürükleniyordu. Bir gün önce Havana’daki Rus Elçiliği’nden arkadaşı Pribluda’nın kaybolduğunu bildiren ve Havana’ya gelmesini isteyen bir mesaj gönderilmişti. Kübalılar, körfezin içinde yüzen cesedin Pribluda olduğunu ileri sürüyordu, ama Arkady kuşkuluydu. Bir Rus’un, körfezin kuytu bir köşesinde ölmesinin pek akla yatkın olmadığını düşünüyordu çünkü. Arkady, Policia Nacional De La Revolucion’un dedektifi Ofelia Osorio’ya sordu: “Yoksa Havana’daki Rusları ortadan kaldırma dönemine mi girdik?” Soğuk savaş yoldaşları birbirine sırt çevirmiş, Havana sokaklarını dolduran Ruslar azalmıştı. Kalanlar da Havanalılar tarafından hor görülüyordu. Devrim kahramanları idealist değillerdi artık. Radikal Amerikalılar, Hemingway’in arabasına binip adaya yardım çığırtkanlığı yapıyor, FBI’dan kaçmaya çalışan Wall Street zenginleri ise korsan bayrakları ile dolaşıyorlardı. Ofelia, “ha sağ Rus, ha ölü Rus, ne fark eder?” dedi. Ne var ki, ölü Rus’u Kübalı bir boksör ile bir hayat kadınının cinayete kurban gitmeleri izledi. Bu ölümlerden hiçbirinin araştırılması gerekmiyordu ama Arkady’yi durdurmak olanaksızdı. Üstelik, bu soluk, sevimli, tehlikeli kentin çekici bir yanı vardı. Dalgakırana vuran dalgalar, müzik ve Ofelia, Arkady’yi yaşamın içine çekti.

KLEOPATRA
Michel Peyramaure | Roman / Fransız Edebiyatı

Kleopatra hem bir kraliçeydi, hem de tanrıça… Dönemin en güçlü erkeklerini, önce Sezar’ı, daha sonra da Antonyus’u fethetmişti. Çok güzel, fazla kurnaz, eğitimli, akıllı, istekli ve hırslı bir kadın olan Kleopatra, Büyük İskender’in fetihlerini yeniden canlandırmak ve Doğu İmparatorluğu’na hükmetmek hayaliyle yanıyordu. Antonyus yenilerek öldüğünde, acımasız Oktavius’la karşı karşıya kalmıştı. Fakat Oktavius’u baştan çıkarmayı başaramamış ve ölümün kollarına sığınmayı yeğlemişti. Yaşamıyla efsaneleşen, halklara hükmetmiş kadınlar arasında birinci sıradaki yerini bugün de koruyan Kleopatra, bu kitapta yeniden canlanıyor.

GÜLDEN KALE DÜŞTÜ
Ahmet Karcılılar | Roman / Türk Edebiyatı

Karcılılar’ın eseri, küçüldükçe daha da karmaşık hale gelen dünyaya bir Anadolu kentinden bakıyor. Roman, modern hayatın kargaşasından sıkılıp kendi bünyesine çekilerek yalnızlığı tercih eden bir yazarın, zaman zaman yaşama bakışını, kimi zaman da anılarını anlattığı metinleriyle desteklenen polisiye bir kurgu içeriyor. Ayrıldığı eşinin intihar mı, cinayet mi olduğu belirsiz ölümüyle başlayan ve yazarın sorgulanmasıyla devam eden olay örgüsünün yanı sıra aşk, cinsellik, sadakat ve ihanetin değişen anlamları sorgulanıyor. Ahmet Karcılılar ilk romanı “Yağmur Hüznü” ile edebiyat çevrelerinin dikkatini çekmiş ve 1999 yılında Orhan Kemal Roman Ödülü’nü kazanmıştır.

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15