Gezi Kitapları
BİR KADIN GEZGİN TİNAYRE’NİN GÜNLÜĞÜ
Marcelle Tinayre
Fransız yazar Marcelle Tinayre, Jön Türklerin önemli liderlerinden biri olan Ahmet Rıza Bey’in ve Abdülhamit’in baskısından kaçarak yurtdışına giden Jön Türklerin yakın arkadaşıdır. Sürgün günlerinin ardından yurda döndükten sonra dostlarını unutmaz ve onları görebilmek için İstanbul’a gelir. Fakat İstanbul’a geldiği tarih, Türk tarihinin önemli olaylarından biri olan “31 Mart” dönemine rastlar. O zamanki Osmanlı toprakları Tinayre’nin oldukça ilgisini çeker. İstanbul’da yazmaya başladığı günlüğüne, büyük şehirlerde yaşadıklarının dışında Anadolu’da edindiği izlenimleri de aktarır. Yazar, Jön Türk liderleriyle yakın ilişkileri dolayısıyla dönemin olaylarını, 31 Mart’ın öncesini ve sonrasını yakından izleme fırsatı bulmuş ve o günlerin siyasi atmosferini, kişilerini ve toplumun günlük yaşamını dile getirmiştir. Kitapta dört konu ele alınıyor: “Savaş Günleri”, “Taşrada Olaylar ve İnsanlar”, “Yeni Yönetimin İlk Günleri” ve “Haremde Yaşam”. Tinayre’nin günlüğü bir dönemi yabancı gözüyle bizlere aktaran değerli bir kaynak niteliğindedir. Gördüğü ve yaşadığı olaylara hep bir kadın duyarlılığıyla yaklaşan Tinayre yine de her zaman objektif kalmayı başarır ve izlenimlerini bir kameraman ustalığıyla aktarır. Eser, 31 Mart Olayıyla ilgili ilginç kitaplardan biridir.
GÜNEŞ TOPRAKLARI
Oya Ayman
Dünyanın öbür tarafı: Latin Amerika… Che’nin, Tortillo’nun, Marquez’in, Borges’in, Tekila’nın, Chilli’nin, Eva Peron’un, yerlilerin, Amazon Ormanları’nın ve güneşin, bize uzak ama sıcak ülkesi… Latin Amerika’yı gezen Oya Ayman, o toprakları tarihinden günlük hayatına, siyasal ve ekonomik durumundan kültürüne kadar, hiçbir ayrıntıyı ihmal etmemeye özen göstererek, içten sıcak ve coşkulu bir dille yazdı. Güneş Toprakları’nda okuru güneşli bir kıtada keyifle dolaştıran Oya Ayman, hem cesur bir gezgin, hem de iyi bir gazeteci olarak karşımıza çıkıyor. Üstelik yazdıkları, bu kitabın sadece bir gezi kitabı değil, cesur bir hayat kitabı da olduğunu gösteriyor. Gezgin ruhlar cesur olmak zorundalar.
BALKANLARA DÖNÜŞ
Nedim Gürsel
Nedim Gürsel’ in 1993 yılında Makedonya’ ya yaptığı bir gezinin ardından kaleme aldığı “Balkanlara Dönüş”, inanılmaz acılar yaşayan, yok edilen Kosovalıların ve Arnavutların gerçeğini, Sırp zulmünün başlangıç yıllarını, Saraybosna dramını bir yazarın gözü ve kalemiyle ve tüm çıplaklığıyla anlatıyor.
İSKOÇYA GEZİSİ VE ÇEŞİTLEMELER
Tarık Minkari
Aynı zamanda doktor olan yazar Tarık Minkari kitabında, İskoçya’ya yaptığı gezi ile ilgili olarak ayrıntılı bilgiler vermektedir. İskoçya’nın tarihçesi ve coğrafi bölümleri, hükümet şekli ve halkının yaşam tarzına yönelik bilgiler ile, orada karşılaştığı ilginç hikayeler ve fıkralar da kitapta yer almaktadır.
KARANLIKTA BİR IŞIK - ARTVİN ROMANI
Attila Duman
“Eylül ayı sonlarına doğru birdenbire şenleniverir Artvin. Yaz aylarında belirgin bir şekilde tenhalaşan kent, köylerden, kasabalardan gelen binlerce öğrenciyle dolar taşar, insanlar adeta sığmaz olurlar daracık caddelere, sokaklara. Her köşesinde bir canlılık bir hareket başlar, artık öğrenciler kenti olmuştur Artvin… Neden öğrenciler kenti, neden okuma sıralamasında en başlarda yer almakta, bu halk okumaya, okutmaya neden bu denli düşkün? Engebeli bir yapıya sahip olan Artvin’in arazisi, Karadeniz kıyısından biraz içeriye gidildikçe birden yükselmeye başlar. Birbiri üzerine yığılan dağlar, tepeler, kayalar bölgenin efsanevi noktalarından Karçal’ı ve diğer yükseltileri oluştururlar. Her yan kırık, her yan bölük pörçük, sanki yeryüzünün bütün tepeleri, dağları kayaları buralarda toplanmış… Ve bu dağların eteklerine, yamaçlarına, dere ağızlarına serpilmiş yüzlerce köy, birer karışlık topraklarda ayakta kalabilmenin mücadelesini veren on binlerce aile…” Karadeniz’in en güzel şehirlerinden Artvin’i, Artvin’in güzelliklerini ve Artvinlileri konu alan bir anlatı dizisi eseri.
TİKSİNTİ ÇAĞI
Uğur Kökden
Yazar kitabının önsözünde, “Avrupa coğrafyası üstünde, Madrit’ten Volgrad’a geniş bir yelpazeyi kaplayan bu gezi notları, tanıklıklar, anılar, ölü olaylar, altı renkli gökkuşağı noktalamaları, hep belirli bir çekimin - tehlike yayan kara ya da kahverengi bir bulutsu - çevresinde dönüyor. Bu çehresiz ve çeşitli biçimler alabilen tehlike, bir uygarlık karabasanı değil mi? Hem görünen hem görünmeyen fesat; dünün olduğu ölçüde bugünün ve yarının düşmanı. Uzaktaki ve yakındaki yakıcı soluk! Geçmiş zenginliklerin, sayısız kazanım ve birikimin, ulaşılan son siperlerin, onurun ve uç uca eklenmiş umudun üstüne düşen kara gölge” diyor.
İKİ DENİZ ARASI SİYAH TOPRAKLAR
Enis Batur
Kentler, sokaklar, evler, tepeler, ağaçlar, yollar, şaraplar, insanlar, izler. Bir açıdan bakınca ayraçlardan oluşan, bir başka açıdan ise sonradan gelmiş merkezlere bağlı bir ağ görünümü sunan bir seyahatname.

