Bye Bye Türkçe



Yazarı: Oktay Sinanoğlu
Yayınevi: Otopsi Yayınevi
Basım Yılı: 2000
429 sayfa
Türk Dili

Oktay Sinanoğlu’nun Türkçe ile ilgili makale, söyleşi ve konferanslarından derlenmiş “Bye Bye Türkçe”, özellikle eğitim alanında Türkçe’nin önemi üzerinde durmaktadır. Sinanoğlu, bir ülkenin varlığını sürdürebilmesi için dilini korumasının şart olduğunu belirtmektedir. Kitap, aşağıdaki ana başlıklardan oluşmaktadır.

Bir New York Rüyası
Bir Milleti Yok Etmenin Yolu
Atatürk ve Türk Bilim Dili
Yüksek Öğretim ve Yabancı Dil
Uluslararası Bilim ve Ulusal Eğitim Dili
21 nci Yüzyılda Türkiye’nin Hedefleri Açısından Eğitim
İngilizce Öğrenmenin Yolu
Türkçe’si Dururken İngilizce’si
Yeniden Kurtuluş Savaşı: Nereden Başlayalım?

Bir New York Rüyası:

Yazar ilk bölümde gördüğü bir rüyayı anlatmaktadır. Daha önce bir dönem yaşadığı New York’tadır. Yıl 2050’dir. New York caddelerinde yürüyen yazar, cadde üzerindeki işyerlerinde gördüğü levhalar karşısında şaşırır. Çünkü dev levhaların üzerinde Türkçe isimler yer almaktadır. İşyeri isimleri yarı Türkçe’dir: Rahat Shoes, Car Merkezi gibi. Bu sırada yol üzerindeki bir gazete bayisinde gördüğü gazete ve dergilerin üzerinde de Türkçe isimler vardır. Dinlenmek için oturduğu bir yerde İrlanda asıllı bir Amerikalıya gördüklerini sorar. İrlanda asıllı adam, 21 nci yüzyılın başından itibaren Türklerin ekonomik olarak güçlendiklerini, Avrupa ve Amerika’nın ise giderek gerilediğini söyler. Türk dilinin, Türk müziğinin, Türk filmlerinin yaygınlaştığını, Türkiye’nin batılı öğrencileri kendi üniversitelerinde okuttuğunu söyler. Okuttuğu öğrencilere de Türkçe öğrenme zorunluluğu getirmiştir. Ayrıca Türkiye’nin, Amerika’da yaşayan vatandaşları için azınlık okulları açtığını, zamanla Amerikalıların da çocuklarını bu okullara gönderdiğini söyler. Bu arada krize giren bir Amerikan okulunda eğitim dili Türkçe olmuş, giderek bu tür okulların sayısı artmıştır. Artık Türkçe eğitim veren okullar ülkenin en önemli eğitim kurumları olmuştu. İrlandalıya göre bütün bu gelişmeler bir kültürel soykırımdı ve hiç kimse buna ses çıkarmıyordu. Duydukları karşısında şaşkına dönen yazar eve gitmek için caddeye çıkar. Cadde çok kalabalıktır, metro ile gitmeye karar verir. Fakat daha önce metro durağı olan yer şimdi bir araba parkıdır. Herkes arabalar ile seyahat etmektedir. Gördükleri karşında üzülen yazar birden ter içinde uyanır ve gördüklerinin rüya olduğuna sevinir. Tabi bu rüyada Amerika olarak bahsedilen ülke Türkiye’dir, ülkemizin bugünkü durumu eleştirilmektedir.

Bir Milleti Yok Etmenin Yolu:

Yazar bu bölümde, dilini kaybeden bir milletin nasıl yok olduğunu örneklerle anlatmaktadır. İngilizler İrlanda’nın ana dili olan Gealik dilini eğitim dili olmaktan çıkarmışlar, yerine İngilizce’yi getirmişlerdir. Bir nesil sonra Gealik bilen İrlandalıların sayısı % 30’a kadar düşmüştür. Durumun farkına varan İrlandalılar mücadeleye başlamışlardır. Ana dillerini yeni nesillere yeniden öğretmek için dershaneler açmışlardır. İşinden çıkan İrlandalılar kurslara gidip dilini öğrenmeye başlamıştır. Bu bilinçlenmenin ardından uzun çatışmalar neticesinde bağımsız İrlanda Cumhuriyeti kurulmuş ve devletin resmi dili Gealik olmuştur.

Atatürk ve Türk Bilim Dili:

Yazar bu bölümde, Atatürk’ün Türkçe’ye verdiği önemi, dil devriminin sonuçlarını çeşitli örneklerle anlatmaktadır. Atatürk’e göre bir milletin varlığını sürdürebilmesi için en önemli şartlardan birisi dilini koruyabilmesidir. Kurtuluş Savaşının ardından Atatürk’ün üzerinde durduğu konuların başında Türk dili geliyordu. Türk dilinin yok olması durumunda Türklük diye bir şeyin kalmayacağına inanıyordu. Özellikle 1928-1934 yılları arasında Türk dili üzerinde bizzat kendisi çok önemli çalışmalar yapmıştır. Atatürk bilim alanında da Türkçe’nin gelişmesi için çaba sarf etmiştir. Hatta geometri öğretmenleri tarafından kılavuz olarak kullanılmak üzere Türkçe geometri kitabı yazmıştır. Atatürk yabancı dil öğrenimini de desteklemiştir. Atatürk ölümüne kadar dilin önemi üzerinde durmuştur. Hatta, ölüm döşeğinde yatarken bile dil çalışmalarının sıkı bir şekilde devam etmesi talimatını vermiştir.

Yüksek Öğretim ve Yabancı Dil:

Yazar bu bölümde eğitimde yabancı dil konusuna değinmekte, ülkemizde uygulanan yabancı dil eğitiminin yanlışları üzerinde durmaktadır. Eğitim dili her seviyede Türkçe olmalıdır. Yabancı dille eğitim verilen okullarda hazırlık sınıfı gereksizdir. Bir yıl süren hazırlık sınıfları devlete çok büyük mali yük getirmektedir. Halbuki iki aylık yaz kurslarında da bu eğitimin verilebileceği belirtilmektedir. Eğitimde amaç ezberci, kalıpçı yerine araştırıcı gençler yetiştirmek olmalıdır. Bilimin her alanında söz sahibi olabilecek insanlar yetiştirilmelidir. Ayrıca yazar, fen bilimlerinin İngilizce eğitim ile öğrencilere verilemeyeceğini düşünmektedir. Çünkü yeteri kadar İngilizce öğrenemeyecek öğrenciler fen, fizik, matematik gibi dersleri de iyi öğrenemeyeceklerdir. Öğrenciler Türkçe eğitim ile bu dersleri daha iyi öğrenebilirler. Türkçe olarak bu eğitimi alanlar mesleğinde ilerlemek istiyorsa İngilizce’yi kendileri ayrıca öğrenebilirler. 1953 yılından itibaren Türk okullarında yabancı dille, özellikle İngilizce eğitim yapılmaya başlanmıştır. Bu durum Türk biliminin gelişememesinin en önemli nedenlerindendir. 1953’ten önce sadece Robert Koleji, St.Joseph Lisesi gibi yabancı okullarda yabancı dille eğitim verilirken günümüzde, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Boğaziçi, Bilkent, Koç gibi bir çok üniversitede eğitim dili İngilizce olmuştur.

Yazar Sinanoğlu ayrıca, Türkçe’nin İngilizce’den daha eski bir dil olduğunu, Türkçe’nin belirli bir kural yapısı olduğunu belirtmektedir. İngilizce’nin geçmişi en fazla 500 senedir, beş dilin karışımından oluşmuştur ve belirli kuralları yoktur. 1953 yılından itibaren İngiliz ve Amerikan gizli teşkilatlarının faaliyetleri ile Türk okullarında eğitim dili İngilizce olmaya başlamıştır.

Uluslararası Bilim ve Ulusal Eğitim Dili:

Oktay Sinanoğlu yabancı dille eğitimi şu şekilde açıklamaktadır: Ulusal dil yerine yabancı dili öğretmek, birçok veya bütün dalları kendi dilinde hiç öğretmeden yalnız yabancı dille öğretmek. Türk okullarında yabancı dille eğitim 1953 yılından sonra yaygınlaşmıştır. Yazar, Türkiye’de eğitimin yabancı dille yapılmasını savunanların yanıldıkları noktaları ise şu şekilde açıklamaktadır.

“Bilim uluslararasıdır, uluslararası bilim dili de İngilizce’dir, bu nedenle eğitim dili de İngilizce olmalıdır.” yanılgısı.

“Çocuğumuz yabancı dil öğrensin, bunun için de yabancı okula gitsin.” yanılgısı.

“Üniversitelerimiz uluslararası üniversiteler olacak, Ortadoğu’nun çeşitli ülkelerinden yabancı öğrenciler gelecek.” yanılgısı.

“Kendi dilini kullanmayı, geliştirmeyi istemek şovenlik; İngilizce eğitimini ilericilik sayma“ yanılgısı.

21 nci Yüzyılda Türkiye’nin Hedefleri Açısından Eğitim:

Yazar bu bölümde güçlü bir ülke olabilmek için eğitimin nasıl olması gerektiği konusundaki fikirlerini belirtmektedir. Bunlardan bazıları şunlardır:

Türk eğitim sisteminin dili Türkçe olmalıdır. Meslek dallarının gereksinimine göre çeşitli yabancı diller ayrıca öğretilmelidir. Özel yaz kurslarıyla bu eğitim verilebilir, hazırlık sınıflarına gerek yoktur. Ezberci, kopyacı, kalıpçı değil araştırıcı gençler yetiştirilmelidir. Yurtdışında okumak gibi bir özentiye son verilmelidir. Her seviyedeki öğretimde gençlerimize hem batı, hem Türk ve Asya kültür, tarih ve felsefeleri öğretilmelidir. Üniversitelerde bilimin her alanında hamle yapılmalıdır. Vatanını ve milletini seven, kendi tarihini, kültürünü ve Türkçe’yi çok iyi bilen, aynı zamanda batıyı da öğrenen, seçeceği mesleğe göre bir yabancı dili yeterince bilen nesiller yetiştirecek bir eğitim sistemi geliştirilmelidir.

İngilizce Öğrenmenin Yolu:

Oktay Sinanoğlu, yabancı dil eğitimi yerine yabancı dille eğitimin bir ülkeye, bir ulusa yapılabilecek en büyük hainlik, en büyük alçaklık ve bir insanlık suçu olan “kültürel soykırım” olduğunu ifade etmektedir. Bağımsız bir ülkede yabancı dille eğitim o ülkenin anayasasına aykırıdır ve bu konuda taviz verilmemelidir. Yazara göre, insanların mesleklerine göre kendilerine yetecek kadar yabancı dil öğrenmeleri yeterlidir. Bunun için de en kolay, en ekonomik, en etkili yöntem kullanılmalıdır. Yazara göre yabancı dil öğretmenin en iyi yolu, gece veya yaz kurslarında, görsel, işitsel lisan laboratuarlarında bu eğitimin verilmesidir. Okullardaki eğitim dilini İngilizce yaparak yabancı dil öğretmek gibi bir yöntem yoktur ve hiçbir bağımsız ülkede kullanılmamaktadır.
Türkçesi Dururken İngilizcesi:

Oktay Sinanoğlu bu bölümde, dilimize karışmış yabancı kelimelerden örnekler vermektedir. Bunda özellikle televizyonların ve gazetelerin etkisi olduğunu belirtmektedir.

Yeniden Kurtuluş Savaşı: Nereden Başlayalım?

Oktay SİNANOĞLU, dilimize yapılan saldırıların altında yabancı dille eğitimin temel silah olarak yattığını ifade etmekte ve yapılabilecekleri şöyle özetlemektedir:

Türk halkı yabancı dil yalnızca bu şekilde öğretilir diye aldatılmıştır. Hazırlık sınıfı diye bir uygulamanın başka ülkelerde olmadığını herkese duyurmalıyız.

İnsanların kendi mesleklerini takip edecek kadar yabancı dil bilmesi yeterlidir.

Hukukçularımız yabancı dille eğitimin Anayasaya aykırı olduğu konusunda gerekli makamları uyarmalı ve
davalar açmalıdırlar.

Orta ve yüksek öğretimde yabancı dille eğitim yasaklanmalıdır.

Günlük yaşantımızdaki konuşmalarımızda İngilizce sözcükler kullanmak övünülecek değil ayıplanacak bir şey olmalıdır.

Belediyeler, sorumlu kuruluşları ve işyerlerini Türkçe isimler kullanmaya teşvik etmelidirler.


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


“Bye Bye Türkçe” hakkında 87 yorum yapılmış:

  1. şevval # 20 Oca 2008

    ben şu an bu kitabı okuyorum ama kahraman ve karakterlerin fiziksel ve ruhsal tasvirlerini bulamıyorum=(

  2. elif # 29 Oca 2008

    bu kitap hayatımın yönünü ve düşünce hayatımı değiştiren kitap diyebilirim.

  3. dilber # 01 Şub 2008

    bu kitaptan çok bahsediliyordu, çok merak ettim. hemen kitapçıya koştum kitabı aldım. çok kalın olduğunu görünce ben bunu nasıl okuyacağım keşke almasaydım dedim kendi kendime, neyse boşver dedim sonra. okumaya başladım. kitaba öyle alıştım ki. her vaktimi o kitapla geçiriyordum. resmen süper bir şey. buradan Oktay Sinanoğlu’na sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. bu arada sizin hayranınızım.

  4. gözde # 03 Şub 2008

    bence de ama üniversiteler; Türkiye’de bir sürü yabancı üniversite var, peki ya onlar ne olacak . tamam Türkçe zaten yavaş yavaş katlediliyor, ama ne bileyim işte öyle yani, bu dil meselesinin çözülmesi bir futbol derbisi gibi.

  5. ilker # 04 Şub 2008

    bence bu kitap çok doğru, nedense bazıları kötü diyor ama ben bu kitabı okudum. okulda bende biraz değişiğini yazmıştım, bu kitabı unutmuştum ama burda okuyunca hatırladım ve herkesin okuması isterim.

  6. dilaver # 14 Şub 2008

    bence kitap çok karışık. 11 TMF okuyucuları okumayın. zamanınız çok değerli ÖSS beklemez.

  7. gamze # 17 Şub 2008

    çok güzel kitap. öğretmen tavsiyesıyle aldım çok beğendim. herkesin okuması gerekir.

  8. sercan # 19 Şub 2008

    bence bu kitap o kadar iyi değil. yani abartmayın arkadaşlar. gerçekten hocalar bu kitapları işkence yerine verip bir de yazılıda soruyor. yani 8′e giden biri için bu kitap çok saçma. koca OKS var. bir de deli hocanız varsa kesin yandınız. hepinize kolay gelsin siz okuyun.

  9. ELİF # 24 Şub 2008

    Size çok teşekkür ediyorum Türkçe’yi koruduğunuz için.

  10. gamze # 26 Şub 2008

    çok güzel

  11. sema # 26 Şub 2008

    çok abartmayın, karışık kitap. okuyana aşk olsun. kitabın başları güzel sonra karışıyor, anlamak güç. size başarılar.

  12. yorum # 28 Şub 2008

    New York Rüyası güzel sonrası sıkıyor. 120. sayfada bıraktım. aynı şeyleri söyleyip duruyor.

  13. talha # 28 Şub 2008

    Türkçe’mize yapılan haksızlığın güzel bir açıklamasıdır.

  14. talha # 28 Şub 2008

    Türkçe’mize yapılan haksızlığı (yozlaşmayı) her türlü engellemeliyiz. lütfen duyarlı olalım.

  15. seyma # 29 Şub 2008

    çok güzel olmuş bu, çok işime yaradı. bunu yapan arkadastan Allah razı olsun.

  16. hazani # 05 Mar 2008

    bir dilin yozlaşması ancak bu kadar anlatılabilirdi.

  17. Anonim # 06 Mar 2008

    manyak bir kitap.

  18. merve # 06 Mar 2008

    kitabın güzel olduğunu, Türkçe’yi kurtarmamız gerektiğini söylüyüyorsunuz fakat yabancı kelimeler kullanıyorsunuz. 8. sınıf öğrencisine bu kitap verilir mi diye soranlar var, eğer böyle bir kitabın olduğunu bilseydim 5. sınıfta okurdum. bu kitabı okuduktan sonra yabancı kelime kullanmaz, kullananları uyarır oldum ve dilimize sahip çıkmak için eski Türkçe dersi almaya başlayacağım. boş vaktim olmadığı için ne yazık ki yaza bıraktım. ayrıca basit kitabı herkes okur, önemli olan karışık kitabı okumak ki bu kitap o kadar karışık da değil.

  19. EmRE # 09 Mar 2008

    mükemmel kitap. her Türk gencinin okuması lazım değil şart yani.

  20. Anonim # 11 Mar 2008

    çok güzel bir özet olmuş tebrikler.

  21. MURAT # 13 Mar 2008

    ben bu kitabı okumadım ama inşallah okuyacağım hocamın tavsiyesiyle. bence bu kitap özetini dinlediğim kadarıyla güzel. Oktay Sinanoğlu’nun dediği gibi Türkçe’mizi koruyalım Türk gençliği.

  22. nr_gkh # 13 Mar 2008

    Oktay Sinanoğlu…
    Gerçekten milliyetçi çoğu arkadaşı için vatanını satmayıp ülkesinde, Yıldız Teknik Üniversitesinde görev yapıp… 60 yaşına gelince de ülkesı tarafından emekli edilen…

    yazık aslında.

    kitap hakkında söylenecek, anlatılacak, onaylanacak o kadar şey var ki yaza yaza bitmez.

  23. hüseyin # 14 Mar 2008

    arkadaşlar bu kitabı mutlaka okuyun, harika… çünkü Türkçemizin katledilmesine izin vermemeliyiz… kendi ana dilimizi korumalıyız yani.

  24. rgehrfgdhfgd # 15 Mar 2008

    bence çok iğrenç bi kitap

  25. merve # 15 Mar 2008

    hiç beğenmedim kitabı :(

  26. mehmet # 18 Mar 2008

    harika bir kitap herkese tavsiye ederim

  27. Anonim # 20 Mar 2008

    gerçekten çok güzel bir kitap herkese tavsiye ederim

  28. Anonim # 21 Mar 2008

    harıka bır kıtap tebrık ederım

  29. Anonim # 23 Mar 2008

    ya arkadaşım olmuş olasına gsl olmuş ama bnm aradığım bölümler yuuk :((

  30. medine # 24 Mar 2008

    ben bu kitabı bitirdim sayılır çok süper bir kitap hekeze tavsiye ediyorum.

  31. joker_joschka # 24 Mar 2008

    okuduğum kadarıyla güzel bir kitap.

  32. tweety # 27 Mar 2008

    aslında kitap gerçekten üzerinde durulması gereken konulardan bahsetmiş ama insan okuyunca bir süre sonra sıkılıyor ama yine de okunması gereken bir kitap.

  33. gonca # 27 Mar 2008

    kitabı okudum hiç bir şey anlamadım.

  34. ASLI VE SİNEM # 30 Mar 2008

    Kitabı çok beğendik, herkesin okumasını tavsiye ediyoruz.

  35. Anılcan # 01 Nis 2008

    Abi bu ne berbat bir özet, gazete okumuş gibi oldum nedense.

  36. rümeysa # 02 Nis 2008

    bana göre Oktay Sinanoğlu’nun bu eserı okunmaya ve uygulamaya değer bir kitap. bir Türk evladı olarak yazarımızın görüşlerine katılıyorum ve başarılarının devamını diliyorum. bu ülkenin onun gibi yazarlara ihtiyacı var.

  37. aslı # 02 Nis 2008

    Türkçe’nin katledilmesindeki acı olayı en güzel şekilde anlatan güzel bir kitap. iğrenç ve çok kötü olmuş diyen arkadaşlar sizler Türk değil misiniz ya da Türkiye’de yaşamıyor musunuz da Türkçe’mizin savunulmasını beğenmiyorsunuz. bu şekilde yazan arkadaşlar ya Türkiye’mizi Türkçe’siyle kabul edin ya da bu ülkeyi terkedin bu ülkeye yakışmıyorsunuz…

  38. özkan *** # 03 Nis 2008

    Bizim Türkçe öğretmeni bu kitaptan soru soracak ama ben okuyamadım. Çünkü öss’ye hazırlanmaktayım ve kitap çok kalın. Ama bunun özetini çıkarana çok teşekkür ediyorum. Bu kitabı da üniversiteyi kazandıktan sonra okumayı düşünüyorum.

  39. benim tarzım bu # 06 Nis 2008

    Ben çok beğendim bu kitabı. Bizim bütün hocalar övüyodu. Ben de merak edip alıp okumuştum ve gerçekten çok beğendim.

  40. sevde # 11 Nis 2008

    bence çok güzel bir kitap herkese okumasını öneririm.

  41. mıstık # 13 Nis 2008

    sadece okuyun

  42. zeynep # 14 Nis 2008

    bence çok saçma ve karışık bir kitap olduğunu düşünüyorum. sağolsun hocamız yıllık ödev için verdi ama hiç bir açıklayıcı etkisi yok. insan anlamakta güçlük çekiyor, kimseye tavsiye etmem.

  43. yazgülü # 15 Nis 2008

    güzel bir özet, yapanlara teşekkür ederiz.

  44. ismimi sölemesem # 15 Nis 2008

    ben 6. sınıf öğrencisi olduğum için ağır geldi. bence kitap hiç sürükleyici değil ve çok saçma bana göre. bence almayı bile denemeyin! benimki evin bir köşesinde atılıyor. o yüzden almayın, öğretmen de nasıl verdiyse artık.

  45. çılgın # 16 Nis 2008

    Bu siteyi çok beğendim. Ama yukarıdaki özeti okuyamadım. Çünkü çok uzun geldi. Herhalde güzel bir kitaptır. Bir de şeyi merak ediyorum. Şu anonim hep aynı kişi mi yoksa farklı mı? :)

  46. cansın # 17 Nis 2008

    evet çok haklısınız arkadaşlar

  47. cansın # 17 Nis 2008

    arkadaşlar sizlere de çok teşekkür ederim. sizler de koruyorsunuz Türkçemizi.

  48. cansın ertokuş # 17 Nis 2008

    neyse teşekkürler hazırlayana.

  49. isimsiz şahız # 19 Nis 2008

    arkadaşlar, bu kitap şimdiye kadar okuduğum en güzel kitaplardan birisi. eğer bunu okumayan varsa msn’si olan olmayan herkese tavsiye edin…!!!

  50. isimsiz şahız # 19 Nis 2008

    arkadaşlar bence de hem yazılıyor hem de yabancı kelime kullanılıyor ama bu kitap yinede güzel…***

  51. ASLISU # 23 Nis 2008

    bence de harika bir kitap, yazarı tebrik ederim.

  52. taner tgg # 24 Nis 2008

    çok değerli bir öğretmenimin tavsiyesiyle okumaya başladım, gerçekten çok güzel bir kitap. Oktay Sinanoğlu’na teşekkür ediyorum. ama bu kitabı tüm Türkiye’nin okuması gerekiyor, gerçekten Türkçe’miz yavaş yavaş katlediliyor. bu dil meselesini çözmek bir futbol derbisinden de öte bir konu (lütfen herkes dikkate alsın). bu güzel Türkçe’mize yazık olmasın.

  53. TANER (marmara KLJ) # 24 Nis 2008

    gerçekten çok güzel bir kitap, öğretmenimin tavsiyesiyle okumaya başladım. tüm Türkiye’nin okuması gereken bir kitap. yavaş yavaş Türkçe’miz katlediliyor. sevgili Sinanoğlu gerçekten çok güzel bir kitap yazmış teşekkür ederim. bir ülkenin varlığını sürdürebilmesi için dilini koruması şarttır.

  54. sude # 03 May 2008

    çok güzelmiş. bana da dershane hocamız olan alper akıcı tavsiye etmişti ama okumadım. çok güzel bir kitaba benziyor:)

  55. sefa # 04 May 2008

    oktay abi büyüksün. bu kitap sayesinde edebiyattan geçeceğim. kitap da süper.

  56. adem # 06 May 2008

    süper ötesi bir kitap. okuyun kendinize gelin.

  57. Türkçe Öğretmeni # 07 May 2008

    Arkadaşlar kitap gerçekten de yol gösterici olma özelliğine sahip bir değer taşıyor.
    Dili kaybetmenin, vatanı kaybetmek demek olduğunu ne güzel de anlatmış Oktay Hocamız; ama anlayana tabi.
    İnşallah herkes bu gaflet uykusundan uyanır, uyandırılır.

  58. Anonim # 07 May 2008

    Bu arada kılavuzda, basketbola “sepet topu”, voleybola “uçan top”, avansa “öndelik”, banknota “kağıt para”, asparagasa “uydurma”, aspiratöre “emmeç”, fabrikaya “üretimevi”, zappinge “geçgeç”, etiğe “töre bilimi” denilmesi öngörülüyor.
    Kılavuza göre, iletişim araçlarında sıkça kullanılan ve Türkçe karşılığı bulunan diğer yabancı sözcüklerden bazıları şöyle:
    Afiş “ası”, ajanda “andaç”, aktivite “etkinlik”, aktüel “güncel”, amblem “belirtke”, ambulans “cankurtaran”, amortisman “yıpranma payı”, anarşi “kargaşa”, arşiv “belgelik”, atölye “işlik”, türbülans “burgaç”, badminton “tüytop”, baypas “köprüleme”, otizm “içeyöneliklik, ipotek “tutu”, fuel oil “yağ yakıt”, garanti “güvence”, depozito “güvence akçesi”, fitness “sağlıklı yaşam”, finanse “akçalanmış”, first lady “başbayan”, CD “yoğun disk”, terörist “yıldırıcı”, idealist “ülkücü”.

  59. sema nur # 07 May 2008

    arkadaşlar biraz konusundan bahsedin, yarın hocaya konusunu anlatıyorum. ne olur bana yardım edin yoksa kocaman bir 0 alacağım.

  60. muhammet # 07 May 2008

    herkes bu vatana sahip cıkmalı genç prof. gibi

  61. rabia yılanlı # 12 May 2008

    bence çok başarılı bir çalışma. Oktay Sinanoğlu’nu tebrik ediyorum ve ben de ÖNCE KENDİ DİLİMİZ diye düşünüyorum!

  62. koray # 12 May 2008

    çok süper olmuş.

  63. yasemin # 13 May 2008

    çok güzel olmuş.

  64. yasemin # 13 May 2008

    çok güzel olmuş, harika bir kitap. yazarı tebrik ederim.

  65. hatice # 13 May 2008

    sizi beğeniyorum.

  66. merve # 14 May 2008

    kitabı çok beğendim, yazarı da mükemmel biri. okuyunca keyif alıyorum, çok teşekkür ederim.

  67. **hande** # 14 May 2008

    yaşasın ATATÜRKÇÜ, DEVRİMCİ gençlik!

  68. --*--- # 14 May 2008

    böyle bir kitabın altına böyle bir reklam yakışmıyor. ingilizce okutulmamalı diyoruz, alttaki reklama bak!

  69. ibrahim # 15 May 2008

    ben bu kitabı sevdim de dede korkut hikayeleri yok mu?

  70. fırat # 18 May 2008

    bu kitabı okuduktan sonra ingilizlere ve amerikanlara karşı büyük bir nefret beslemeye başladım.

  71. ecesu # 19 May 2008

    çok gereksiz uzatılmış, özeti bile en kısa roman kadar. bizim hoca da özenmiş ille okuyacaksınız, sınavda soracağım diye ama güzel kitap:)

  72. ecesu # 19 May 2008

    tek kelimeyle mükemmel:)

  73. (ROCK FOREWER) # 21 May 2008

    ben kitap okumayı sevmem ama mecburiyetten okuyacaktım ama uğraşamadım. özetine bakıyordum da bu pek ayrıntılı değil. kitabı okuyanlar bana özetini yollayabilirler mi acaba? ço sevinirim.

  74. Tamer # 25 May 2008

    şimdi bu kitabın özeti mi, özetiyse hiçbir şey anlamadım valla :) bir rüya kısmını anladım.

  75. The Scorpion # 26 May 2008

    arkadaşlar bu bize ödev olarak verilen ve bugünkü sınavda da çıkacak olan bir kitap. ben kitap okumayı sevmem. genellikle roman okumayı.. film izlemek varken roman okumaya gerek yok düşünüyorum. ama araştırmacı, bilimsel, kültürel kitapları okumaktan hoşlanırım. ve bu kitabın özetini okuduğumda kitabın çok güzel olduğunu, bilinçlendirici olduğunu düşünüyorum… özetini çıkaran arkadaşlara teşekkürler. yazarımızın da emeğine sağlık… arkadaşlar biz Türk isek Türk dilimizi koruyalım. ileriki nesiller Türkçe’yi doğru düzgün bilip, Türk olmanın 1. adımını atsınlar. bu gidişle Türküz demeye bin şahit gerekecek…

  76. brky # 29 May 2008

    YA TÜRKÇE YA HİÇ!

  77. fatih coskun # 05 Haz 2008

    bu kitabı üniversitede hoca ödev diye verdi, okuyun finalde bundan soracağım dedi. ilk başta cok sıkıcıdır diye düşündüm. ama okuyunca çok beğendim, ne vahim durumdayız gördüm. gerçekten bir yerlerden başlamalıyız arkadaşlar. ilk kendimizden. bir benim değişmemle ülke kurtulmaz demeyelim savaşalım. kurtuluş savaşında bizi yenemediler şimdi böyle saldırıyorlar. YENİ BİR KURTULUŞ SAVAŞI BAŞLATMAYA NE DERSİNİZ.

  78. pelin # 05 Haz 2008

    merve sana sinir oldum. sen bu kitaptan ne anlarsın ki.

  79. ... # 20 Haz 2008

    8. sınıf öğrencisiyim. sizce bana bu kitap ağır gelir mi?

  80. İSİMSİZ BİR kahraman # 25 Haz 2008

    çok güzel ama bir şey anlamadım çünkü çok karışık.

  81. batuhan # 12 Tem 2008

    Türkçe’yi koruyan güzel bir kitap.

  82. çok güzel kitaptı, ben çok beğendim ama çok sıkıcıydı. hem ben yediye gitmeme rağmen hocalar sen güzel kitap okuyorsun, anlama yeteneğin de harika dediler ve bana bu kitabı önerdiler. ilk başları çok güzeldi ama sonraki bölümlerde hep devamını söylemeye devam etmez mi? çok sıkıldım ama hocalara pek belli etmedim. hocam çok güzel kitaptı dedim. hoca o zaman anlat demez mi? hocam yarın anlatsam dedim hoca da tamam dedi. ben de eve gelir gelmez internetin başına geçip iyice ezberledim. sonra hocaya şakır şakır anlattım. hoca da AFERİN şeyma dedi. bu sırada annem de ilk defa internette ödeve bakıyorsun dedi.

  83. erdem # 19 Ağu 2008

    Ben kitabı okudum ve gerçekten çok beğendim. Fazla zeka gerektirecek bir kitap olmadığını düşünüyorum. Bu yüzden karışık olduğunu söyleyenleri anlamıyorum. Özetini bile anlamayanlar var. Böyle bir gençlikle nasıl yeniden kurtuluş savaşını başlatacağız bilemiyorum. Ayrıca bende merve’ye “06 Mar 2008″ sinir oldum.

  84. özge~~ # 19 Ağu 2008

    ben bu kitabın sadece rüya kısmını beğendim diğer kısımları gerçekten çok sıkıcı. dönüp dolaşıp gene aynı yere geliyor bu da insanı çok sıkıyor. kitabı bitiremedim bile, 60. sayfada attım, ödev olduğu için de özetini okudum!!! neresini beğendiğinizi de anlamış değilim, çok ağır bir kitap.!?

  85. keriman # 25 Ağu 2008

    Oktay Sinanoğlu’nun eserleri zaten hep güzel olur. Üniversite öğrencilerine destek vermesi de gerçekten güzel. Bye Bye Türkçe kitabında da internetle kirlenen Türkçe’ye eğilmiş. Tebrik ederim.

  86. naile # 04 Eyl 2008

    tek cümleyle çok güzel bir kitaptı

  87. hakan # 06 Eyl 2008

    Herkesin kolaylıkla okuyabileceği ve okuması gereken bir kitap. OKTAY SİNANOĞLU’nun diğer kitapları gibi bu da çok güzel.
    Kitapta emeği geçen herkese teşekkürler.

Yorum yap