Anı Kitapları



YILDIZLARIN ARKASI : BEYAZ ARILAR
İsmet Bozdağ

“İsmet bozdağ, batı aldatmasına kapılmış, bugün de örneğini çok gördüğümüz yarı aydınları tespit ve teşhir eden bir münevver. Ona göre, Türk toplumuna yabancılaşan ‘yaban’ aydınlar, hiçbir zaman reçeteler hazırlamaktan ve yanlış hedef göstermekten vazgeçmemişlerdir. Beyaz Arılar, Bozdağ’ın birçok değerli bilgiyi barındıran hatıralarından oluşuyor.

IRAK’IN KALBİ
Emin Er Reyhani

Ünlü Arap yazar Emin Er-Reyhani, göç ettiği Amerika Birleşik Devletlerinden Doğu’ya döndükten sonra bir dizi kitap yazmıştır. Bu kitapların en meşhuru ve en faydalısı Irak’ın Kalbi isimli kitabıdır ki, bu kitap XX. yüzyılın ilk yarısında, 1920-1930 yılları arasında gerçekleşen Irak devrimini çeşitli yönleriyle ele almakta, o dönemde Arapları ve Iraklıları ilgilendiren sütün konularla ilgili yazarın kişisel görüşlerini içermektedir. Bu bakımdan o, tarih, edebiyat ve siyaset kitabıdır…

ÇANAKKALELİDEN ANILAR
Cemile Tarkan

Hayattaki ilk adımlarını askerlerin uygun adımlarına göre atmaya çalışan bir kız çocuğu düşününüz. Bu kız çocuğu Cemile Kaşif, Kilitbahir’de doğdu. Hatırlayabildiği en geride kalmış izler, yöre halkının “kale” dediği Çanakkale müstahkem mevkii tabyalarında başlamıştı. Batarya Komutanı babasından gizli, nöbetçi erlerin hoş görülüğünden yararlanarak kalelerin içlerine girer, erlerle dostluk kurar ve özellikle topları sevip okşardı. Çanakkale müstahkem mevkii dolaylarındaki halkla kaynaşmış bir bütündü. Yakın çevre nüfusunun bir bölümü de subay aileleriyle onların yakınlarından oluşuyordu. Topluluklarda edindiği bilgiler ve İtalya (Trablusgarp) Savaşından Çanakkale Savaşlarının sonuna kadar şahit olduğu olaylar, Cemile’yi bir anılar dizisi yazmaya yöneltmişti. Güçlü hafızası ve yeteneği, gördüğü iyi eğitimle birleşince, bu anıları küçük yaşlardan itibaren yazmakta zorlanmadı. Fransızca bilgisinin de yardımıyla, yazıları, sonradan Latin harfiyle ifade etmeyi başardı. Cemile’nin yalnız babası değil dedeleri, amcaları ve dayıları da askerliği meslek olarak sevmişlerdi. Bunların arasında, Dardanos Bataryası Komutanı ve Hasan-Mevsup Şehitliği’nde adı yaşayan Üsteğmen Hasan Hulise de vardı. Böyle olunca da bu anıların duygu yüklü ve vatan, millet sevgisiyle dolu olması kaçınılmazdı. Sonradan Makbule adını ve evlenince de Tarkan soyadını alan Cemile, anılarını kuru kuruya vermek istememiş, bazen bir öykü, bazen de manzum bir şiir havasına sokmuştu. Aralarına, bölgeyi, oraların kişilerini, gelenekleri ve özel günleri ile tanıtan parçaları katmayı da ihmal etmemişti. Böylece daha da renklenen, defterler dolusu bir anı topluluğu oluşmuştur. Bu kitap, bu topluluktan 69 parça içermektedir. Cemile, bunlarda anlatılanları ya yaşamış ya yaşayanlardan yada çevresindekilerin anlattıklarından dinlemiştir. Ancak hiç kuşkusuz ki bunlar, bir genç kızın temiz düşünce ve görüşleriyle aksettirdiği gerçeklerdir ve bir öykü havasında tarihsel ayrıntılara ışık tutacaktır.

ENVER PAŞANIN ANILARI 1881-1908
H. Erdoğan Cengiz

23 Temmuz 1908… Makedonya’nın köprülü kazasında dağa çıkmış genç bir subay Meşrutiyet’i ilan eder. Bu subay, Enver Bey, başlattığı hareketin imparatorluğun kaderini kökten değiştireceğini ve kendi kaderinin de bu değişimle iç içe olduğunu henüz bilmemektedir. Enver Paşa, bu sıcak günlerin ardından kaleme aldığı anılarında gençlik, öğrencilik ve subaylık yıllarından, II. Meşrutiyet’e uzanan dönemi anlatıyor. Enver Paşa’nın, Balkan dağlarında çete kovalama ve çatışmalarla başlayan askerlik hayatı, Talat Bey ile tanışması, İttihat ve Terakki’ye girişi ve dağa çıkışı… Bu kitap, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde Cemal ve Talat Paşalarla birlikte ülkeyi yöneten Enver Paşa’yı kendi kaleminden okumak isteyenler için.

BABA İNÖNÜDEN ÖMER İNÖNÜYE MEKTUPLAR
Gülsün Bilgehan

“Ey benim hayatımın en kıymetli fidanı, ailemin temeli Ömerciğim.” Ailesine düşkünlüğüyle tanınan, iyi bir eş, iyi bir baba olarak bilinen İsmet İnönü’nün ömür boyu (1884-1973) en yakınlarına yazdığı mektuplar, hayat anlayışını, yaşam seçeneklerini ve önerilerini en iyi yansıtan, en candan, en samimi açıklamalar olmuştur. Türkiye’nin içerde ve dışarıda çok önemli olaylar yaşadığı, İnönü’nün önce başbakan, sonra cumhurbaşkanı olduğu dönemde, 18 Haziran 1931′den 2 Nisan 1948′e kadar, İnönü oğlu Ömer’e 300′e yakın mektup yazmıştır. Ülkesine ve ailesine verdiği önemi yansıtan, duyarlı, akılcı, sevgi dolu mektuplar…

Sayfalar: 1 2 3 4