100 Temel Eser / Kitap



SAFAHAT
Mehmet Akif Ersoy | Şiir / Türk Edebiyatı

BİZE Göre
Ahmet Haşim | Gezi / Türk Edebiyatı

EĞİL DAĞLAR
Yahya Kemal Beyatlı | Roman / Türk Edebiyatı

Bu kitap, İstiklal Harbi’nin, günü gününe yazılmış, en yakın tarihidir. Milli Mücadeleye bilgi ve fikir yoluyla yapılmış bir vatan hizmetidir. Kitabın adını 1897 Harbinde gönüllü Türk askeri koymuştur. Gazi Edhem Paşa ordularının, o Yunan bozgununda, Atina’ya doğru zaferle yürüyüşüne katılan bu asker, hızla aştığı dağlarda “eğil dağlar eğil, üstünden aşam, yeni talim çıkmış, varam, alışam” türküsünü söylüyordu. Bu kitap adını bu türküden almıştır. Eğil Dağlar daha yazıldığı yıllarda Milli Mücadelenin inandırıcı bir desteği ve o yıllardaki Türk düşüncesinin bir zaferi olmuştur. Bu kitabı hazırlayan duygu ve düşünce dalgalanışı önce mütareke yıllarında duyulan derin bir ızdıraptır. İşin en hazin tarafı ilk mütareke günlerinde vatanda seyredilen düşmanlar, bizim yıllar yılı, dünyanın en medeni milletleri sanıp medeniyetlerine ve insanlıklarına hayran çağlar yaşadığımız, 1.Dünya Harbinin galip milletleridir. Bu milletler, şimdi vatanımızda bir Türk Milleti yokmuş gibi davranıyor, bize kendi vatanımızda avuç içi kadar bir toprağı bile çok görüyor, parçalanmış bir vatanda en büyük hisseye sahip olmak ihtirasıyla canavar kesiliyordu. Kitap, günümüzün milli olan ve milliyetimizi destekleyen her fazileti lekelemek tutumundaki menfi propagandaya zamanında verilmiş bir cevaptır. Yahya Kemal, daha harbin ilk yıllarından başlayarak aziz milletine bir gün beklenen zaferin kazanılacağı müjdesini vermiştir.

KENDİ GÖK KUBBEMİZ
Yahya Kemal Beyatlı | Şiir / Türk Edebiyatı

BOĞAZİÇİ MEHTAPLARI
Abdülhak Şinasi Hisar | Roman / Türk Edebiyatı

DİYORLAR Kİ
Ruşen Eşref Ünaydın | Söyleşi / Türk Edebiyatı

KİRALIK KONAK
Yakup Kadri Karaosmanoğlu | Roman / Türk Edebiyatı

Yazarın ilk romanı olan Kiralık Konak’ta toplumumuzda batılılaşma ile birlikte kuşaklar arasında meydana gelen düşünce, duygu ve dünya görüşü ayrılıklarını, toplumsal çözülüş kavramını temel alarak, bir konağın dağılışı etrafında verir. Satılığa çıkarılan konağın bu değişimle farklı yerlere savrulmuş bazı kişileri, Tanzimat’tan Meşrutiyet’e uzanan bir kopuş süreci içinde, ölçülü ve namuslu kişiler olmaktan çıkıp, sırtlarına geçirdikleri redingotlarıyla -romancının değişiyle- “riyakar, yarı uşak ve adi” bir kuşağın temsilcileri haline gelirler.

YABAN
Yakup Kadri Karaosmanoğlu | Roman / Türk Edebiyatı

MEMLEKET HİKAYELERİ
Refik Halit Karay | Roman / Türk Edebiyatı

GURBET HİKAYELERİ
Refik Halit Karay | Roman / Türk Edebiyatı

SİNEKLİ BAKKAL
Halide Edib Adıvar | Roman / Türk Edebiyatı

Defalarca basılmış, kuşaklardan kuşaklara ulaşabilmiş Sinekli Bakkal, II.Abdülhamit dönemini bir geçmiş zaman dekoru önünde yansıtarak, eskiden yeniye devralınması gereken kültür, sanat ve töre değerleri üzerinde durur. Bir anlamda, yazar ve eseri, tarihi süreklilik arayışı içerisindedirler. Yazar ve eseri, bir yandan da, çoktan yer edenmiş görünen batılılaşmanın ortalık yerinde, doğunun payını araştırırlar ve ulusal kimlikli bir bileşime ulaşmayı denerler. Mimari, müzik, Mevlevilik değerleri üzerine ilginç görüşler ileri sürmüş Sinekli Bakkal’ın, kendi kapsamında öncü bir roman olduğu söylenebilir. Burada doğu ve batı kültürleri birbirini bütünler. İstanbul sokağı tasviri ortasında Rabia, muhafazakar töreyle barışıktır, bununla birlikte Peregrini’yi sevmekten kendini alamayacaktır. Gerçi, Peregrini, Osman olup çıkmıştır ama, kendi yetiştiği ortamın müziğinden vazgeçmemiştir. Bu müzik, Rabia’yı da büyülememiş midir? Doğu ve batı çatışması, Sinekli Bakkal’da, sanat ve kültür aracılığıyla yatışır, dinginliğe kavuşur. Yaşamın ütopyasında da öyle değil mi, öyle olmayacak mı?



Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8